Bir Aşk Dört Ayrılıktır
Kınsız bir yürek taşırdım,
cezasını düşünmediğim paylaşımlara
kıpık gözlü bakarlardı,
korkmaz, ürkmezdim,
geceye sığınmış hainlerden
öteden beri,
ötücü kuşların seslerini işitirdim
her gelişin, yeni seslerin kanatlanmasıydı
aniden bir öpücük kondururdum
kuşların sıkıntısı, övgüsüne boğardı aşkı
hiç soru sormadan gözlerine bakmak isterdim
kaç kıyıcı el tanıdık seninle ey sevgili,
bu sahipsiz görünümlü sokakların tozunda
kıymetini bildik mi,
yarınlara karanfil kokusunu taşıyan kuşların?
her gece,
ayı gösteren parmaklarımızın gücü,
koparıp almasını bilirken karanlıktan,
boğulan gülücükleri,
suratımıza hapşıran rüzgarın arsızlığında,
kaç defa seviştik karanlığı yırtarak!
çivi çiviyi söker derler ama
kin sokamam ayrılıklarımın yakınına
aldatmadım seni, ve ötekileri…
olduğun gibi sevdim
sevilmeyi de öyle bekledim,
düşüncelerimden ihaneti uzaklaştırarak
ahh güzel kadınlarım…
bir aşk dört ayrılıktır;
gezinerek yenisine çoğalmalarda.
Dünya
Karamsarlığın,
bu kadarı da çöl duası…
içtiğimiz su bile, çağına
şizofren bir davet gibi
‘‘Güneşe Akın’’ ertelenmiş,
bir hekim teşhisidir
dünya; dönüyor ama!
İncinmiş Aşklar Şiiri
Bir özlem şiiri adın
dünden, yarınıma beste
ne zaman mırıldansam,
karşımda gülen gözlerin…
hercai yaprağındaydı öpüşlerin
dokunuşunla baş kaldıran baharımdın
kaç gün oldu saymadım
sırtlayarak hırsını,
ardına bakmadan uzaklaştın
düşündüm de!
ayrılık neden kolay bu şiirde?
el ele gezerdik hırçınlığın bağrında
soluklanırdık her menekşe bahçesinde
yanaklarında bir buse gülüşürdü
bakardın yüzüme sıcacık yüreğinle
ve seni seviyorum derdin
oyy bir de canım demen yok muydu?
ölürdüm,
dudaklarının arasından soluduğum nefesle
gittin ardı sıra bilinmez duygularda
kayıbına ağlıyor harıl harıl çiçekler
ahh şu hain ayrılıklar
nasıl da doğuruyor yalnızlıklar
şimdi soruyorum sana
hangi bahçenin menekşeleri soldu dersin?
artık kolay değil arkandan bağırmak
gitti mi gider aşk,
yakalayamazsın derdin
unutmak da kolay değil ya
alışır mı insan!
yarın,
kimbilir belki de bugün
hadi gel,
mırıldan kulağıma diyebilecek miyim?
sevgilim,
aşkı ne zaman yalanlardan sıyıracağız?
Menekşe Yaprağı
-Yorulursun, dediler, biraz durdum
merakıma merdiven dayadım
ruhum aksi yokuştu; çıktım, çıktım…
vardım ya da vardığımı sandım
adresi belliydi,
sokağını görür görmez
avuçlarımda terleyen yağmura
dokundum ya da dokunduğumu sandım
sonsuzluğun hüznü bu şiirdedir
yalnızlığın haykıran yorgunluğu,
gittiğini biliyordum!
başın göğe mi erdi diye sorsam,
yağmur duracak;
gel ya da hiç gelme…
susuyorum her ayrılıkta,
delirmek, aşkın yarasıymış
inancıma menekşeler serpiyorum,
umut kanıyor gönülden
işte budur diyorum;
aşkına yenik düşen adamın isyanı
sevdim ya da sevildiğimi sandım
unutmak da başka bir aşkmış, sevdiğim;
bir gün yangın olur anılar,
düşlerinden düşüncelerine sıçrarsın
ve yeniden çıkagelirsin, hoşgeldin!
• Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır. [M.Kemal Atatürk]
çivi çiviyi söker derler ama
kin sokamam ayrılıklarımın yakınına
aldatmadım seni, ve ötekileri…
olduğun gibi sevdim
sevilmeyi de öyle bekledim,
düşüncelerimden ihaneti uzaklaştırarak
bu dörtlük çok güzel ya emeğine sağlık
Yine gece yarısı yine uykusuz gözlerim
Yine sensiz günlerim gecelerim
Yine yüreğimde ateş gözümde yaş
Bitsin artık yeter çektiklerim......