Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
VİCDANSIZLIĞIN BÖYLESİ
09-08-2007 02:58 PM
T-M@c
>>>DöN€c€K<<<
*
Kayıtlı Üye

Üye No: 26
Mesajlar: 1,334
Karma Puanı: 1000
Cinsiyet:
Nereden: AkSaRaY
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #1
VİCDANSIZLIĞIN BÖYLESİ

Sonbahar mevsiminin yaşandığı, havaya yağmur damlalarının eğemen olduğu bir öğle vakti. Yumuşak ve ahenkle yerle bütünleşen yağmur, insanları ıslanma tehlikesiyle karşı karşıya bırakırken, bir yerlere sığınma ihtiyacı duyan kalabalık otobüs duraklarında üst üste yığılmış görüntüler oluşturuyor. Yağmurun meydana getirdiği su tanecikleri, yollarda kaygan bir zemine neden olmakta, uzaktan süzülerek gelen otobüs ise tedbiri elden bırakmayıp yavaşça insan kalabalığının olduğu bölgeye varma gayretiyle ilerliyor.
Doğanın insana sunduğu en güzel nimetlerden bir tanesi olan yağmurdan kaçma telaşıyla, duran otobüse binme aceleciliği içine giren insanların birbirini itme kavgaları, bu doğa harikasında çirkin bir görüntüye neden oluyor.
"İşte her gün yaşanılan bir otobüs macerası daha" diye düşünerek kendimi atıyorum içeriye. Hafiften başımı kaldırdığımda her zamanki doluluğu görmemek güldürüyor yüzümü. Oturacak yer bulmanın zor olmasına rağmen, ayakta sukunet içinde bekleyerek yolculuk etmek bile mutlu etmeye yetiyor beni.
Orta kapıya doğru dikkatlice yol almaya çalışırken gördüğüm manzara karşısında irkiliyor, dehşete kapılıyorum. Kapının merdivenlerine oturmuş bir anne ve bir kız çocuğunun gözleri yerde ezik durumu kısa süreli şoka neden oluyor bende kalbime ağrılar girerken. Belliki hasta çocuk, annesinin elinde bir torba arada bir teşekkürlerürüyor kafasını torbanın içine, annesinin omzuna koyduğu yorgun başını kaldırarak.
Her bu eylemi gerçekleştirdiğinde yüzünden büyük gözlerini kaldırıp hafifçe süzüyor etrafı, çevreye rahatsızlık veriyor olabilmenin utancıyla. Annesi hiç kaldırmıyor başını, gözleri daima önde belli ki eziklik hissediyor içinde, acıya karışmış ruhunu dizginlemeye çalışırken.
Hasta bir çocuk ve üzgün bir anne; manzara ise kapı merdivenlerinde oturan yorgun bedenler.
Şöyle bir etrafı süzüyorum benliğimi toplamaya çalışırken. Çığlıklarım vicdanıma karışıyor ama sesimi sadece kendime duyuruyorum kelimeler boğazımda düğümlenirken. O anda " izin veren olsa da otursa anne ve hasta kız" cümlesi dökülüveriyor ağzımdan. Duymamazlıktan gelen sağırlaşmış kalabalığın tepkisiz tavırları "neler oluyor insanlara" sorusunun yankılanmasına neden oluyor beynimde. Yanımda ayakta duran bir bayan destek çıkıyor bana "evet yazık otursalar" burda bitiyor cümle.
Hani nerede insanlık, yardımsever toplum anlayışımız hani nerede vicdanımız... Sonbahar yaprakları gibi dökülüveriyor tüm duygular yüreğimden.
Biraz mesafe aldıktan sonra hareketlilik göze çarpıyor otobüs içerisinde. Vicdansızlaşan yüreğini de yanına alan bir birey iniyor otobüsten, yakınımda boşalıveriyor bir koltuk.
Bana destek çıkan bayan hafifçe yelteniyor koltuğa oturmak için. Bu kadarına da pes diyen benliğimin yardımıyla bir olan sağ kolum itiveriyor kadını birazda şiddetle.
Hafifçe merdivende oturan kadının omuzuna dokunduruyorum, bir kaç saniye önce şiddet gösteren sağ elimi, boş koltuğu gösteriyorum konuşma gücümü bulamayarak.
Tüm gözlerin kendisine çevrildiğini hissederek, utangaç bir edayla çevreyi süzen kadın hasta kızını kuçağına alıp boş koltuğa geçerken samimi bir gülüş atıyor belli belirsiz. O anda aydınlanıveriyor ruhum, vicdanımı birazda olsa rahatlatmanın verdiği coşkuyla.
Haykırmak geliyor o anda içimden "eğme başını ey kadın, insanlığını bir koltuğa satan yığın utansın"
Şiddetle ittiğim kadının nefrete karışmış gözlerini hissediyorum üzerimde, hiçbir vicdan azabı yaşamadan.
İnme vaktim geldiğinde yaklaşmışken kapıya dönüp bakıyorum tekrar iri gözlü çocukla annesine. Bu sefer gülümseyen çocuk oluyor solgun ve hasta yüzüyle. El sallıyorum inerken ve "hemen iyileş" deyiveriyorum hiç kimseye aldırış etmeden özgürce.
Yol boyu neden bu hale geldiğimizi düşünüp duruyorum. Değişen insanlığa rağmen, değerlerimi, vicdanımı, duygularımı sapasağlam ayakta tutabilmenin gururuyla kendimle övünüyor, yağmurun damlacıklarıyla bana yaşattığı güzellik ve coşkuyu doyasıya yaşıyorum. Islanmaktan kaçmıyorum...





WwW.FoRuMiZ.NeT
T-M@c



Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



« Daha Eski | Daha Yeni »


Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim - Forumiz - En Üste Dön - Konulara Dön - Arşiv - RSS

Alexa Certified Traffic Ranking for forumiz.net

Yeni Sayfa 1
Uyarı!!! Frmİz isminden de anlaşılacağı üzere bir forum sitesidir ve siteye gönderilen tüm mesajlar onaydan geçmeksizin anında paylaşılmaktadır. Frmİz yönetimi yazılan mesajlardan sorumlu değildir, tüm sorumluluk mesajı yazan kişilere aittir. Yasalara aykırı bulduğunuz mesajları linkleriyle beraber corleon@forumiz.net adresine bildirebilirsiniz. Şikayetiniz en kısa sürede incelemeye alınacaktır.. For English: Please let us know any illegal activity to corleon@forumiz.net