Çangal Dağı
Ayancık'ın en güzel mesire yerlerinden biridir. Harika çam ormanları, rengarek çiçekleri, temiz havası yörenin özellikleri arasındadır. Akgöl yaylasıda burda yer almaktadır.Dört mevsim ayrı bir güzelliği vardır.
Akgöl
Ayancık ilçesinin güneyinde Ayancık-Kastamonu yolunun 31.km'sinde, yoldan 5km içeride bulunan Akgöl, 1200 metre yüksekliktedir. Etraftaki sık köknar ormanları içinden akan iki çayın birleşerek oluşturduğu göl ortalama 3 dönümlük alanı kaplamaktadır. Gölün yanında orman işletmesine ait bir tesis bulunmaktadır. Günü birlik piknik için uygun olan göl civarındaki orman içlerinde piknik masaları ve ızgara yerleri bulunmaktadır. Çevre ormanlarda yaban domuzu, ayı, kurt, çakal ve tavşan gibi av hayvanları mevcuttur. Akgöl'e ulaşmak için inilen 5km lik yol stabilize olup buradan da İnaltı bölgesine dogru yol devam etmektedir. Bu yol üzerinde bulunan Alabalik Tesisleri, İnaltı Mağarası; safari ve yürüyüşler için de müsaittir. Kış mevsiminin uzun geçtigi bölgede küçük kayak pistleri, yayla , av ve dağ turizmine yönelik tesisler yapılmasına uygun yerler mevcuttur.
Karlık Yaylası ve Düdeni
Akgöl ve İnaltı Mağarası ile hemen hemen aynı bölge üzerinde bulunan Karlık yaylası 1600 metre yüksekliğe sahip geniş bir yayladır. Zengin bir orman yapısından sonra ulaşılan yaylada orman idaresine ait bir telsiz istasyonu ve gözetleme kulesi bulunmaktadır. Bölgenin en yüksek tepelerinden biri olan yayladan açık ve bulutsuz havalarda Sinop İnce burun açıkları ve şehir ışıkları rahatça görülmektedir.
Geniş otlaklardan oluşan yaylanın en büyük özelliği Karlık Düdenidir. Bölgenin jeomorfolojik yapısından kaynaklanarak oluşan bu düden iki yamacın arasında çökmüş bir alan görünümü vermektedir. Buradaki kayalık kesime ulaşıldığında Buradan aşağıya doğru uzanan bir mağara daha olduğu görülmektedir. Bu mağaranın yapısı ve bölgenin yüksek olması nedeni ile burada biriken karlar yaz aylarında Ağustos sonuna kadar erimemekte olup , oluşan bu kar kütükleri eski yıllarda yaz aylarında çevre köylüler tarafından kullanılmakta imiş. Bölgeye de adını veren bu düden mağarası ve çevresi yayla turizmi ve meyilli otlakları nedeniyle çim kayağı için oldukça uygun ortamlara sahiptir.
İnaltı Mağarası
Ayancık ilçesindedir. Akgöl'e 6 km. uzaklıktadır. İnaltı Mağarası'nın İl Turizmine kazandırılabilmesi için l995 yılı sonunda Turizm Bakanlığı tarafından proje çalışmaları için 1.952.500.000.TL. ödenek gönderilmiştir.
2001 Yılında Mağarada öncelikle aydınlatma, Elektrik isale hattı, çevre düzenlemesi, yol çalışmaları ile ilgili projeler hazırlanmıştır. Şu ana kadar 20 milyarı Turizm Bakanlığı'ndan olmak üzere 65 milyar lira harcanarak, mağara içi aydınlatma, elektrik isale hattı, yürüyüş merdivenleri, giriş kapısı ve mağara önü çevre düzenlemesi çalışmaları tamamlanmıştır.2004 yılında 65.000 YTL ile Jeneratör,Büfe ve çevre düzenlemesi yapılmıştır. Ayancık'tan mağaraya ulaşım yolu için proje hazırlanmış ve ödenek istemiyle Turizm Bakanlığı'na gönderilmiştir. Mağara içi yürüyüş yollarının projesi hazırlanmış, gerekli yardım talebimiz Bakanlığa iletilmiştir. Mağara bu haliyle halkın ziyaretine açılmıştır.
İnaltı Kanyonları
Ayancık - Kastamonu yolunun 17. km sinden ayrılan stabilize yol ile ulaşılan kanyonlar ve mağara ilçenin en güzel rekreasyon alanlarındandır. Yol güzergahında inaltı yerleşmesi ve Alabalık Tesisleri de bulunmaktadır. Tesislerden sonra ulaşılan kanyon yolunun bir tarafı sarp kayalık öbür tarafı çay yatağından oluşmaktadır. Birkaç yerde çayın içinden geçen yol çay suları yüksek olmadıkça taksiler tarafından da kolaylıkla aşılabilmektedir. Ancak kar sularının eridiği ilkbahar ayları ile sonbahar aylarında yalnızca arazi taşıtları ile geçilebilmektedir. Zaman zaman da ağaç köprülerden geçilerek ilerleyen yol safari turları için oldukça müsait doğal bir parkurdur.
Kanyonun en can alıcı bölümü ; sarp kayalıklardan akan suların oluşturduğu küçük şelaleler ve çamur ve yosunların oluşturduğu sarkıt ve traventenlerin bulunduğu 1 km lik mesafedir. Bu alanı gruplar ve ziyaretçiler özellikle yürüyerek geçmeyi tercih etmektedirler. Kanyonun bitiminde orman içinde devam eden yol Alabalık Üretme tesislerini de (kapalı) geride bıraktıktan sonra İnaltı Köyüne ulaşmaktadır. Ormanlardan tomruk nakletmek için kullanılan Eski buharlı trenin dekovil hattının da geçtiği kanyonu iki vadisinde bulunan orman idaresine ait terkedilmiş barakalar kanyon ve bölge turizmi canlandığında tesis olarak kullanılmaya oldukça müsaittir.
Bakırlı -Aksu Şelaleleri
Ayancık'a 27 km uzaklıkta olan Bakırlı Aksu şelaleri Bakırlı Köyü içerisnde yer almaktadır. Şelale egzotik bir görünüme sahiptir.
Mehmet Akif Ersoy (Kurtuluş İlköğretim Okulu)
Ayancık'ın tarihi ilen bütünleşen Kurtuluş İlköğretim Okulu Osmanlı mimarisinin son dönemlerinden esinlenilerek yapılmıştır. Ayancık'ın en eski okuludur. Halen ilköğretim olarak kullanılmaktadır.
Ayancık Kilisesi (Eski Cezaevi)
Yalı Mahallesi sahil kesiminde bulunan bina eski bir kilise olup yıllarca cezaevi olarak kullanılmıştır. 1885 yılında inşa edilen Osmanlı'nın son dönemlerine ait bir yapıdır. Şu anda ise belediyenin çalışmalarıyla kültür merkezi haline getirilme çalışmaları başlamıştır.
Tarihi Ayancık Yalı Hamamı
Ne yazık ki şu anda yerinde yeller esen bu tarihi yapının olmasını gerçekten çok isterdim diye yetkililere seslendikten sonra; Ne zaman ve kim tarafından yapıldığı bilinmemekle birlikte bina kaderine terk ediilmiş ve yakın bir zaman önce de tamamen geri gelmemek üzere yıkılmıştır. Eski Türk mimarisine göre yapılmış, hamam bahçe içindeydi ve arkasında ısıtma fırını sistemi vardı.
Tarihi Askerlik Şubesi
1900 yılındai İstifan'daki kilise harabelerinin sütunları kullanılarak, aynı üslupla inşa edilen ve Askerlik Şubesi binası olarak uzun yıllar hizmet vermiş ve hala vermektedir. Binanın ön cephesi kesme taştan yapılmış süütunlu ve iki kat halinderdir.Yapımında kilise harabesinden getirilen sütun ve taşlar kullanılmıştır.
Ayancık Yalı Cami
1892 yılında Osmanlı Devleti'nin son zamanlarında caminin kitabesinde de belirtildiği gibi Sultan Abdülhamit'in yardımları ile yapılmıştır. Ahşap ve kargir kullanılarak yapılan caminin bir minaresi ve revaksız iç avlusu vardır. Ayancık'ın en eski camisi ünvanını elinde bulundurmaktadır.
İstifan Limanı
Ayancık ilçesinde, Ön tarih devirlerinden kalan ve henüz hiç bir bilimsel araştırmanın yapılmadığı Pontus Krallarına ait kaya mezarları İlçenin batısındaki İstefan, (Çaylıoğlu) köyü sınırları içinde bulunmaktadır.
İstifan Kaya Mezarları
Ayancık ilçesinde, Ön tarih devirlerinden kalan ve henüz hiç bir bilimsel araştırmanın yapılmadığı Pontus Krallarına ait kaya mezarları İlçenin batısındaki İstefan, (Çaylıoğlu) köyü sınırları içinde bulunmaktadır.
İstifan Kilise Harabelerinin 9. sütunu, bu sütunlardan ve taşlardan bazılarıda Ayancık Askerlik Şubesinin yapımında kullanılmıştır.
İstifan Sulu Kilisesi
Halen İstifan burnunun batı yakasında, toprak altında olup, içi toprak ve su dolu haldedir. Galerilerinden biri toprak üstündedir. Halk içinin su dolu olması ve çevresinin de su kaynağı yönünden zengin olması nedeni ile sulu kilise denmektedir. Hiçbir kazı çalışması yapılmadığı gibi, meraklı define avcılarının uğrak yeri halinde ara ara kazılmaktadır. Resimde de toprak üstünde kalan kısmını görmekteyiz.
İstifan Kral Mezarları
Ön tarih devirlerinden kalan ve henüz hiçbir bilmsel araştırmanın yapılmadığı İstifan yöresinde özellikle kaya mimarisi önemlidir. Burada "Paphlagonia tipi" kaya mezarları vardır.Mezar odalarının cepheleri anıtsal cephe mimarisinin özelliklerini taşır. Bu kaya mezarlarının Pontus krallarına ait olduğu anlaşılmıştır.Liman Çalışmları sırasında atılan dinamitlerle giriş kısmı kapanmıştır. En kısa zamanda kazı çalışmaları ile bu tarihi ve antik değerlerin toplumumuza kazandırılması en büyük dileğimizdir.
Eski Ayancık Evleri
Eski bir yerleşim yeri olan Ayancık'ta şehir mimarisi 1. Dünya savaşı öncesi bölgede yaşayan Rumlar ve daha sonraları Kereste Fabrikasını kuran Belçikalılardan etkilenmiştir. Özellikle şehrin iç kesiminde ve sahilin bazı yerlerinde inşa edilmiş taş evler tipik Rum, Yunan mimarisi örnekleridir. Bugün hala ayakta kalanların bir çoğunun kullanıldığı bu evler iki kat üzerine alınlarına süslemeler, kemerler yapılarak inşa edilmiş evlerdir.
Belçikalıların mimari tarzından etkilenerek yapılan ahşap evler ise genellikle sahil kesiminde bulunmaktadır. Bu evlerin tüm malzemesi ahşap olup genellikle iki katlı içten merdivenli ve bahçeli evlerdir. Kereste fabrikasını kuran Belçikalılar ve Almanların fabrika arazisi üzerine yaptıkları lojmanlar ve işçilerin yaşadığı koloni evleri bunlara verilebilecek örneklerdendir.
Bugün çoğunluğu bakımsız olan ve terk edilerek yıkılan bu evlerin korumaya alınarak turizme kazandırılması gerekmektedir. Ancak ülke genelinde sorunlu olan bu tür evler bir kaç merkez dışında henüz ele alınabilmiş değillerdir.
Köy Evleri
Ayancık ve yöresinin köy evleri mimari özellikleri bakımından diğer yörelerden belirgin farklılıklarla ayrılmaktadırlar. Bu evler bölgede çok yaygın olan Kestane ağaçlarından yapılmış , bir veya iki katlı, verandalı, bazıları dekoratif çıkıntılara sahip, ahşap üzerleri oyularak süslenmiş çatılı evlerdir.
Çatı döşemesi bölgedeki fay kırıklarından elde edilen yassı taşlarla yapılan bu evler çivi kullanılmadan imar edilmektedirler. 5-10 cm arasındaki kalasların ahşap çivi ve takozlarla birbirine tutturulması ile örülen bu evlerin çatısına döşenen ağır taşlar kalasların oturmasına ve binanın daha da sağlam olmasına katkı sağlamaktadırlar.
Genellikle girişte büyük bir sofadan oluşan bu evlerin sofaya açılan diğer odalarının her birinde dolap ve banyo bulunmaktadır. Bu eski Türk geleneği olarak birkaç kuşak ailenin aynı evi paylaşmasından kaynaklanmaktadır.
Aynı yapım özellikleri ambar, selendir gibi binalarda da kendini göstermektedir. Bugün köylerden yaşanan göçler sonucunda büyük çoğunluğu boş kalan bu evlerin turizme kazandırılması ve Köy pansiyonculuğunun bölgede desteklenip yaygınlaştırılması yöreye ekonomik bakımdan büyük destek sağlayacak kapasitededir.
Çamurca Plajı
Ayancıktan İstifan'a değin bir koylar zincirinin ilk halkası olan Çamurcu, harika kumu, sığ denizi ile güzel bir doğal plajdır. Yaz günleri Ayancık'lılarla birlikte, yerli ve yabancı turistlerle dolar, taşar. İleride Ortalık Plajı ve Ayancık Köyü doğal Plajları da ünlüdür.
Gelincik Burnu
Yine Ayancık'tan İstifan'a giderken Çamurca Plajına gelmeden önce denize doru süzülmüş doğal bir burundur. Genelde balık tutmak ve piknik yapmak için çok uygun bir yer olup, muhteşem bir görüntüye sahiptir.
Harzana Plajı
Ayancık'ın 11 km doğusunda bulunan Harzana Plajı ilçenin en çok talep gören yerlerinden biridir. 500 metre uzunluğunda ki kumsalı ve akşam serinliği ile romantik gün batımı manzaraları Harzana Plajı'na eşsiz bir görünüm katmaktadır. Çadır kurarak tatil yapmak isteyenler için Harzana Plajı en güzel mekanlardandır. Plajda yeme içme ihtiyacını karşılayacak küçük tesisler bulunmaktadır.
Kuğu Yalısı
İlçe merkezine 3 km uzaklıkta olan Kuğu Yalısı dip güzelliği yönünden dikkat çekici bir koydur. Deniz ve Orman'nın bütünleştiği ender yerlerden birtanesidir.Deniz ve ormandan yararlanmak, sakin bir tatil geçirmek, günü birlik piknik yapmak için mükemmel ortamlar sunar. Ayrıca, Kuğu Yalısın'da ziyaretçilerin konaklayabilmesi için küçük tesisler mevcuttur.
Gebelit Koyu
Ayancık'a uzaklığı 30 km'dir. Çay yatağının alüvyonları ile oluşmuş bir koydur. Kıyıları çakıllı olan koyun diğer koylardan farkı buradaki çayın iç kesimlerine kadar teknelerin yanaşmasına müsait olması sebebiyle barınak gibi kullanılabilmektedir. Buradan civardaki birçok koy ve kumsala geziler düzenlenmektedir. Karadeniz'in mavi sularına yelken açıp doğanın kucaklaştığı şirin koyları keşfetmek artık hayal olmaktan çıkmıştır.