Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Şeytanın Okulu 3(Bilinmeyen Gerçekler)
02-27-2008 02:43 AM
**__genco__**
Forumiz Üyesi
*
Kayıtlı Üye

Üye No: 764
Mesajlar: 629
Karma Puanı: 630
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
Lütfen Konulara Mesaj Yazınız....
Mesaj: #1
Şeytanın Okulu 3(Bilinmeyen Gerçekler)

bu akşam bir kırgınlk vardı üzerinde.evinde bir saga bir sola gezip duruyordu.sevdigi kızla en son dört gün önce buluşmuşlardı.ondan sonra da hiç haber alamamıştı.telefonuna ulaşılmıyordu.evine gitmek isterdi ama en son öldürdügü fahişe yüzüne o mahallede çok sıkı bir denetim vardı.evine hapsolup kalmıştı.kafasıda çok karışıktı.
nerdeyse iki günde bir cinayet işliyordu.artık sıkılmıştı.hayatının çok monatın geçmeye başlamıştı.hayatı çok kolaylaşmıştı.polislerinde filimlerdeki kadar zeki olmaması onu iyice bunaltmıştı.aklında bir fikir vardı ama bunu söylemeye bile korkuyordu.
evlilik..tüylerini diken diken olmuştu.onun için garip bir duyguydu bu.kendi kendine bu kadar ölümün üzerine bir yüva kurulabilirmiydi diye soruyordu..ama yinede deneyecekti.çünkü sevdigi kızı düşününce bambaşka bir insan oluyordu.belki her şey farklı olurdu.belki şimdi bir gelecegi olabilirdi.ama öldürme istegi onun için bambaşka bir yere sahipti.bıraktım deyipte bu duygudan kurtulmazdı insan.artık bir karar vermeliydi.
düşüncelere kaptırıp gitmişti kendini.telefonun sesi onu kendine getirdi.hemen telefona sarıldı.sevdigi kızdan başkası bilmiyordu bu evin numarasını.telefonu kaldırdı.karşıdan bir cırırtı geliyordu.garip bir ses fransızca bir bir kelime söylemişti.'la fotiya antrafertan kaptiripüci te pağt ğörüne' sonra ses kesili verdi.buda kimdi.her halde yanlış numaraydı.başka ne olabilirdi ki.
telefonu kapatalı saniyeler olmuştu.kapı çaldı.şaşırmışti.kimse olamazdı.bıçagını aldı hemen kapıya gitti.kip o dedi.
kapının arkasındaki ses.katilin nefesini kesmişti.hayır olamaz diyordu kendi kendine. şeytanın oglunu bulmuşlarmıydı acaba.ama bir karar vermesi gerekiyordu.ya onları öldürecekti çünkü iki kişiydiler.yada hiç bir şey olmamış gibi davranaçaktı.aslında sadece iki tane polisin gelmeside korkacak bir şey olmadıgını gösteriyordu.tuzak degilse tabiki.....
polis yeniden seslendi.katil kapıyı yavaşça açtı.iki tane genç polis vardı.polislerden biri bizimle karakola kadar gelmeniz gerekiyor dedi..katil;hayırdır ne var dedi..polis karakolda her şeyi ögrenirsiniz dedi.ahmet arkasındaki bıcagı hatırladı.bir dakika dedi kapıyı kapattı.bıçagı çekkatin üzerine attı.ya bismillah,ölümden ötesi yalan dedi.az önceki evlilik düşünçesi aklına geldi.her güzel hayalin sonu vardır diye düşündü. ve gülümsedi.sanki kadere inadına güldü.paltosunu aldı ve dişarı çıktı.
polis arabasına binerken evine bir kez daha baktı.polisler yol boyunca bir şey söylememişti.karokola gelince heycanı son bulmuştu.belkide her şeyin sonu gelmişti.hala nasıl olduguna inanamıyordu.hiç bir iz bırakmamıştı.ama olamaz.başka bir şey vardı bu işte.onu hemen sorgu odasına teşekkürlerürdüler.burada bir masa iki sandelye vardı.duvarın birinde dev gibi bir ayna vardı.onu sandelyenin birine oturttular.sonra polisler çıktı.
katil hala buraya neden getirildigini anlamamıştı.ya ellerindebir şey yoktu.ya da blörf yapıyorlardı.biraz sonra bir polis içeri geldi. ama bu polisin üzerinde üniforma yoktu.beyaz bir gömlek ve siyah bir pantolon giymişti.koltuk altında silahını koymak için bir kılif vardı. elinde de bir dosya...
merheba dedi.babacan bir hali vardı.dosyayı masaya bırakti.sandalyeye oturdu.adam genç ve uzun boyluydu.oldukçada yakışıklıydı. kenan imirzalıoglunun ikiz kardeşi gibidi.
-polis;neden burda oldugunu biliyomusun;
- katil;hayır.dedi.neden burdayım. diye sordu katil.
-polis;bir cinayet...
katil önce heycanlandı.ama başka bir şey oldunu anladı.çünkü elindeki dosya çok inceydi.onun öldürdügü insanların ismiyle iki yüz sayfalık roman olurdu. zaten polis bir cinayet sorgulaması demişti.katil biraz rahatladı.sırtını sandalye ye dayadı.
-katil;ne cinayeti komserim.dedi.
-polis;zeynep gülü tanıyor musun?.
katil kız arkadaşının ismini duyunca şaşırdı.şimdi işini bir kuşku kapladı.
-katil;evet dedi.kız arkadaşımdır.hayırdır bir şey mi oldu.
polis onundeki kahveden bir yudum aldı.katile döndü.
-polis;sen söyle bize bir şey mi oldu.
-katil;bilmem.oldumu dedi.
-polis.biraz bekledikten sonra.onu en son nezaman gördün? diye sordu.
-katil,hatırlamıyorum.dedi.
aslında dört gün önceyı nasıl unuta bilirdi ki.sevdigi kızla birlikte oldugu geceyi.
-polis;ben hatırlatayım.14 oçak 2008. yani dört gün önce.
-katil;olabilir.ne var bunda dedi.bu normal bir şey komserim.bunu oda istedi?kimseyle zorla bir şey yapmadım.dedi.
-polis.evet buluşmanız normal.garip olan buluştugun kızın iki gün önce ölmüş olması.dedi.
katil gözlerini polisin gözlerine dikti.kalbi kırılmıştı.üzgündü ve yüregi öfkeyle dolmüştu.ne diyecegini bilmiyordu.hayatta onu anlayan tek kız ölmüştü.derin derin nefes aldı.boguk bir sesle
-katil;nasıl olmuş olay.
-polis.tecavüz edilmiş.ve havasızlıktan ölmüş.katil kızın agzını pacavralarla kapatmış.kanındada garip bir madde bulundu ama ne oldugunu bilmiyoruz.biz bu günlerde gündemdeki srei katilden şüpheleniyoruz.öldürme yöntemleri bire bir uyuyor.
ahmed(seri katil) şakınlıgını gizleyemedi.bu olmaz dedi içinden. bu seri katil kendisiydi.ve sevdigi kızı öldürmemişti.o degilse kimdi bu..bir parcasını kaybetmiş gibiydi.beyni durmuştu.
-polis. kuşlandıgınız biri var mı?
- katil.hayır .dedi.ama bunu söylerken göz yaşlarının akmaması için çok çabaladı ama ......
-polis.teşekür etti.ve odadan çıktı.
Karakoldan çıkalı iki saat olmuştu.Katil hala kendinde degildi .sevdigi kızı kimin kimin ve niçin öldürdügünü merak ediyordu.sevdigini öldüren adam katili(ahmet) çok iyi tanıyordu.ve cinayeti onun üzerine yıkmıştı.kim anlayabilirdi ki…ya tecavüz…hayır hayır…olabilirmiydi…katil kendini çok kötü hissetmişti.sevdigi kıza başkasının el sürmesi onu garip bir duyguya itmişti.birileri katilin gerçek kimligini biliyor olabilirmiydi.hayır hayır..kimseye görükmemişti.ama kim…
Düşünçeden telefonunun titreşimiyle kurtultu.arayan özel numaraydı.telefonu açmak istemiyordu.biraz bekledi beldi kapatır diye.ama arayan çok inatçıydı.o da dayanamadı ve telefonu açtı.Cızırtılı bir ses konuşmaya başladı..ahmet …kız arkadaşın için üzüldüm. Malesef onu yavaş yavaş öldürdüm.sevdigin acı cekerken ben ona boşalmakla meşguldum.onunda hoşuna gittigine eminim.sıra sanada geleçek.katil sadece dinliyordu.telefon sonra kapandı.katil bu söylenenlerden bir şey anlamamıştı.ama bir şeyden emindi.birileri onun gerçek kimligini biliyordu.avcı şimdi av olmuştu.katil biraz heycanlandı bu hoşuna gitmişti.burada orman kuralları geçerliydi kim kimi avlarsa.
Hemen evinin yolunu tuttu.yolda birisinin onu takip ettigini fark etti.kafasını gök yüzüne kaldırdı ve gülümsedi…
Bir ara sokaga daldı. sokak çok tenhaydı.tam da aradıgı gibi.adam takip etmeye devam etti.birden gözden kaybetti katili(ahmedi).saga sola baktı.adam afallamıştı.tam geriye dönecegi sırada sırtında bir karınçalaşma hisseti.ve kan yavaş yavaş belinden aşagıya akmaya başladı.katil(ahmet) adamın agzını kapatmıştı.onu hemen duvara dayadı.adam hala yaşıyordu.
-katil,şimdi ben sana sorular soracagım sende dogru bir şekilde cevaplayacaksın.
-adam,gözlerini kırptı.ahmet adamın sırtındaki bıcagı şimdi teshislerine dayamıştı.admın omüriligi zedelenmisti.ve hızla kan kaybediyordu.
-ahmet,sen kimsin? ve beni neden takip ediyosun.
-adam,sadece cüzdanını almak istemiştim.dedi.
Katil(ahmet) elindeki bıcagı hızla adamın teshislerine batırdi.bıçak adamın taşaklarındaki yumurtanın birisini delip geçmişti. yavaşça elini agzından çekti.adam bir şeyler söylüyordü.ama tam olarak anlaşılmıyordu.en son cümlesi’’bad condition school ’’yani ''kötügün okulu''.bu cümleden sonra adam yere yıgıldı kaldı.katil(ahmet) hemen oradan uzaklaştı.
Eve gelir gelmez.hemen koltuguna oturdu.dudagının arasında tek bir sözcük vardı.’’bad condition’’(kötülügün okulu).hemen bilgi sayarının başına geçti.googla girdi.''bad condition school''yazdı
on tane Sonuç bulunmuştu.birini tıkladı.bir sayfa açıldı.renkli bir yazıyla genel bir bilgi vardı.
Bed condition school,16.yüz yılda kurulmuştur.kilise etkisini kaybedince bazı insanlar garip meshepler kumuşlardı.kötülük okulunu kimin kurduguna dair bir bilgi yoktu.ançak orada kara buyü ögretildigine dair rivayetler vardı.bu okulda insanın içindeki kötülügü dişarı çıkarmanın yollarını ogreniyorlarmış.sonra kilise eski gücüne kavuşunca bu okulu kapatmış.ama bazı üyeleri gizlice okulu hayatta tutmayı başarmışlar.bir söylentiye göre buradan mezun olan birkaçkişi papalıga kadar yükselmişler.şuanda da dünyanın her yerinde şübeleride oldugu söyleniyor ama hala yasal bir veri bulunamamış.türkiyede de
Güneydogu illerinde bu okullardan açıldıgı biliniyor.ama daha sonra pek bir bilgi edinilemeden her şey ortadan kaybolmuş. Güneydogu anadaluda yezidi köyü vardır.bunlarında o okullardan mezun oldugu söylenmektedir.çünkü bu köy şeytana tapar ve sembolleri ters hac işaretidir.bu okulun üyelerinin maddi yönden çok zengin olduguda bilinmektedir….
ahmet altı yıl öncesini hatırladı.villada olanları.olabilirmiydi.ama onu tanıyan herkezi oldürmüştü.kimi atlamıştı ki.şöyle bir düşündü.çoçuklar hepsi ölmüştü.zaten pek ögrenciler birbiririni tanımazlardı.villa sahibi öldü.hocalar öldü.kim???????????
...bir çare düşünüyordu.ölümden korkmuyordu ve yaptıgı bir şeyden pişman degildi.ama öldürülmek ona göre degildi.asla aciz biri gibi ölemezdi.kafasına bir kurşun sıkmayı tercih ederdi?
aniden telefonu çaldı.birden irkildi.telefonu açması gerekiyordu yoksa başka türlü çözemezdi bu olayı.telefonu açtı.
telefondaki ses;
-ahmet.bize ödemen gereken bir borç var.biz mi alalım yoksa sen mi getirirsin.
ahmet;
-borçum neymiş.dedi.
telefondaki ses.
-can borçun var?
ahmet;
-benim bu şehrin yarısına can borçluyum.hepsini ödemeye kaltım mı olmaz.
telefondaki ses;
-şimdi yahudi mezarlıgına gel?
ahmet bir şey söylemeden telefon kapandı.bir tuzak olabilirdi.ama gidecekti.hemen üzerini yeni şeyler giydi.kelebegini cebine koydu.dışarı çıktı.
yahudi mezarlıgına gelmişti.ama ne yapacgını bilmiyordu.mezarlıgın içine girdi.mezarların hepsi dagılmak üzereydi.mezar taşlarının üzerinde isimler silinmişti. mezarlıgın ortasına gelince etrafına baktı.gök yüzünde ay yoktu ve etraf çok karanlıktı.ilerde bir ışık gördü.oraya dogru ilerledi.anıt mezar gibi bir yerdi burası.ve önünde yakılmış mumlar vardı.ses seda yoktu ve bu hiç hoşuna gitmemişti.aniden garip bir korku belirdi içinde.aslında korkuyla yaşamasını ögrenmişti ama bu başka birşeydi.mezarın girişinde bir yazı vardı.zar zor okunuyordu.''ihanetin bedeli yaşatmaktır''yazıyordu.garip bir yazıydı.
bir saat kadar orada bekledi kimse gelmemişti.bir işarette görememişti.tam arkasınsı döndü gidecekti.arkasından hızlıca bir gölgenin geldigini hisetti.tam kelebegine sarılmıştı ki............................
....gözlerini bir tabutun içinde açtı.çok karanlıktı ve çok heycanlıydı.tabutun dışında garip sesler geliyordu.sürekli bir şeyi tekrarlıyorlardı.''ihanetin bedeli yaşamaktır''bir anda tabutun kapagı açıldı.ahmetti bir sandalyeye oturtmuşlardı.karşısında on üç tane adam oturuyordu.içeri mumlarla aydınlatılıyoru ve adamların yüzleri karanlıktaydı.birde yan tarafında korumaya benzer iki kişi duruyordu.
karşıdaki adamlardan biri bir el işati yaptı.yanda duran adam ahmede yaklaştı.ahmet sandalyeye baglanmıştı ve çaresiz olaçakları izliyordu.adam ahmetin karnına bir bıçak sapladı.önce bir sıçaklık hissetti ahmet.bıçagı çekince sızılamaya başladı.acı her saniye artıyordu.elleri baglıydı ve canı yanıyordu.aglıyordu ahmet ama kortugu için ve ya pişman oldugu için degil çaresizligine aglıyordu.böyle ölecegini hiç hayal etmemişti.güçünü topladı.zeynebi neden öldürdünüz?diye sorabildi.
karşıdan bir boguk bir ses.asıl sorulması gereken soru sen kimsin ahmet.annen baban kim?şeytan okuluna her köprü altında tiner çeken insanların girecegini sandın.sen bizden bir parcasın.senin baban bizleriz.seni biz yarattık.sen kopyalanan insanlardan sadece birisin.düşün bakalım sence saddam gerçekten idam mı edildi?hayır.sadece kopyalarından bir tanesi.her koplama bire bir aynı olmaya biliyor bazen ama beyin olarak aynı doguyor.sen ilk koplandıgında seni yurda biz verdik.zaten yurt şeytan okulunun bir parçasıydı.orada ki her kes senin gibi.ama sen bize ihanet tek kişisin.yaratıcılarına ihanat eden...sende bilirsin ki kötü insanlar uzun yaşar.''allaha ihanetin bedeli yaşamaktır''sen de bize yaratıcılarına ihanet ettin.okula ihanet ettin.
sayısız insan kopyaladık bügüne kadar fransa cumhur başkanı sarkozi bizim çocugumuzdur.ama yaratıcısına ihanet etmez o.biz ölümsüz insanlar yaratacagız.bir düşün sürekli kopyalanan insan her zaman ebedi bir yaşama kovuşur.bizler dördüncü nesil kopyalarız.bu fikrin mücidi einştayn oda bizim bir mezunumuzdu.adam bombasını ölümsüzlük formülü araştırıken tesadüfen buldu.ama bunu geliştirmek baya bir zaman aldı.her kopya digerine göre daha kısa yaşıyor ama olsun yinede bizi hayatta tutuyor.
zeynep gül şeytan okulun bir mezunuydu seni sürekli kontürol altında tutmamız gerekiyordu.onun görevi buydu.görevi bitince hayatını bize sundu.
kopyalanacak insanı sperm mi alınır.kopyama israilde yapılır.kopya bir yaşına gelince türkiyeye kaçak olarak sokulur.hastanede çalışan bir yandaşımız türkiyede dogan çocuklarla kopyalarını degiştirir.aile hiçbirşeyden habersiz büyütür çocugumuzu.çocuk on iki yaşına gelince biz alırız.evden kaçan çocukların çogu bizm evlatlarımız.ve bize geliyorlar.ama görünürde yansıyan her zaman başkadır.
sen bu işin neresindesin diye soruyosan.altı yıl önce öldürdügün villa sahibi bizim spermlerimizi saklayan tek insandı.bu sır onunla birlikte yok oldu.şimdi sen bize can borçlusun.ama seni öldürmeyecegiz ihanetinin bedeli yaşamak olaçak ve bizi yaşatmak.şimdi bizim spermlerimizin nereye sakladıgını bulaçaksın.yoksa her gün ölmek için bize yalvarırsın.onunla birlikte çok uzun süre kaldın ve senden başkası bunu bulamaz.bügüne kadar yaşamnın tek nedeni bu.zaman azaldı bir süreden sonra hiç birimiz kopyalanamayız.
ahmet kanı boşaldıkça güçsüzleşti.artık anlatılanları zar zor duyuyordu.ve sonra her şey karardı.
................
ahmet gözlerini bir evde açtı.karnındaki yara sarılmıştı.tek odalı bir evdi burası.yanındaki masada kırmızı kaplı bir dosya vardı.dosyayı aldı hala biraz çanı yanıyordu.dosyayı açtı.villa sahibinin adı yazıyordu.''murat beytaş''.....murat beytaşın hakında pek çok bilgi veriliyordu.hakta bütün hayatı.dosyayı okumadı kendini biraz yorgun hissediyordu.
hala kafasında soru işaretleri vardı.tam olarak anlamdıgı olaylar vardı.orada olanları düşündükçe tüyleri donuyordu.kendisinin bir kopya olması imkansızdı...bunu kesinlıkle öğrenmeliydi.
dosyayı yeniden açti ve okumaya başladı.ama yinede gülümsedi..canı yanmasına aldıriş etmeden gülümsedi.

Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



« Daha Eski | Daha Yeni »


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  şeytanın oglu **__genco__** 1 41 02-27-2008 11:54 AM
Son Mesaj: BLACK-LEADER
  Şeytanın Okulu 4(Okulun Sonu) **__genco__** 0 42 02-27-2008 02:43 AM
Son Mesaj: **__genco__**
  şeytanın okulu 2(seri katilin doguşu) **__genco__** 0 28 02-27-2008 02:42 AM
Son Mesaj: **__genco__**

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim - Forumiz - En Üste Dön - Konulara Dön - Arşiv - RSS

www.sitemerkezi.net

iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması | Aşk Şiirleri | Kadın hastalıkları | Grup Hepsi | Favori Forum | FarKVaR | Kahramanmaraş | Ogrish Korku | zeytinburnu | DJ Sound | Emlak ilan | 7den77ye.net

Alexa Certified Traffic Ranking for forumiz.net