Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Puslu GÖzler 2
02-27-2008 02:37 AM
**__genco__**
Forumiz Üyesi
*
Kayıtlı Üye

Üye No: 764
Mesajlar: 629
Karma Puanı: 630
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #1
Puslu GÖzler 2

Genç kadın ve yanındaki valedam resepsiyon işlemlerinden sonra ağır adımlarla asansöre doğru ilerlerken, genç adam düşünceli bakışlarla onları izliyordu. Puslu mavilik belleğine kazınmış, bu kadının bir öyküsü olduğunu düşünüyor ve içten içe o öyküyü merak ediyordu. Yazarlık hayatı boyunca hep farklı hayatlar, farklı insanlar üzerine öyküler yazmıştı. Bazen; babasının gerçek babası olmadığını öğrenen bir gencin ruh hali, bazen yıllardır aradığı yitik sevgilisini bir hastanede ölmek üzere bulan bir kadın doktorun ruh hali ve bazen eşini doğumhane kapısında ikiz bebeklerinin doğum haberini bekleyen genç bir babanın ruh hali onun öykülerinin konusu olmuştu. Ve yine farklı olduğuna inandığı bir karakter çıkmıştı karşısına. Bu karakterin de ruhunun derinliklerini öyküleyecek, bunu yaparken de biraz merakla macera yaşayabilecekti. Bu kadın hakkında bilgi sahibi olmalı ve belki de onunla tanışmalıydı. Karakterleri ne kadar iyi tanırsa, öyküsü o kadar heyecanlı ve can alıcı olabilirdi. Aslında şuan üzerinde çalıştığı bir karakter vardı. İnternet ortamında tanıştığı, zamanla sohbetleri alışkanlık haline gelmiş, farklı düşünceleri olan, hayata, aşka ve yaşama farklı bir pencereden bakan, doğu kültüründe yetişmiş fakat üniversite mezunu genç bir kız. Sadece mailleşme ile yaşadıkları sohbette can alıcı sorularla karakteri daha iyi tanımaya çalışıyor ve yazacağı öyküyü bu soruların yanıtlarıyla kurgulamaya çalışıyordu. Fakat işi sebebiyle başka bir ülkede olduğu için bu genç bayanla görüşmeleri aksamış ve öyküsünü dönüşüne ertelemişti.

Ertesi sabah genç adam kahvaltı yapmak üzere lobideki salona indiğinde kendisini hoş bir sürprizin beklediğinden habersizdi. Manzaraya hakim köşe masalardan birine geçip siparişini verdikten sonra etrafını incelemeye başladı. Omlet, kızarmış ekmek ve sert bir kahveden oluşan kahvaltısı masaya konduğunda büyük bir iştahla yemeye başladı. Kahvaltı masasından gözlerini ayırıp karşı masaya baktığında kahvesini yudumlayan puslu gözlü genç kadınla göz göze geldi. Genç kadın kahvaltı öncesi aperatif kahvesini yudumlarken genç adamı izliyordu. Genç adam, başıyla selamladığı genç kadından yine güzel bir tebessüm eşliğinde selamına karşılık buldu. Tam sırası diye düşündü genç adam; puslu mavi gözleriyle kendine bakan kadın yalnızdı. Sabah kahveleriyle beraber güzel bir sohbeti paylaşabilirlerdi. Belki bu puslu gözler hakkında bir ipucu yakalayabilirdi. Bu güzel hayalleri dün resepsiyonda gördüğü iri kıyım valedamın lobide görünmesiyle son buldu. Genç adam hayal kırıklığına uğramıştı, esrarengiz güzel artık yalnız değildi. Nedense; valedamın gelişinden genç kadında memnun olmamış gibi başını eğerek ‘’ ne yapalım, başka zaman’’ anlamında bir eda ile genç adamın düşüncesine karşılık vermişti.

Genç kadın ve yanındaki valedam kahvaltılarını bitirip bahçeye çıkarken, genç adam üçüncü kahvesini bitirmek üzereydi. Pulu mavilik iri kıyım adamla göz çizgisinden uzaklaşırken, genç adam hayal kırıklığı içinde onları izliyordu. Birden klasik bir Kazanova yöntemini uygulamaya karar verdi. Hemen garsonu çağırdı; kısık sesle o kadın hakkında bir şey bilip bilmediğini sordu. Garson cevap vermekle vermemek arasında bocalarken, genç adamın uzattığı elli dolar garsonun dilini çözmeye yetmişti. Puslu mavilik tahmin ettiği gibi bir Fransız dı ve diplomatik görevliydi. Uzun zamandır hafta sonlarını bu otelde geçiriyorlardı. Yanındaki valedam ise Macar bir bürokrattı ve evli değillerdi. Kadın bekardı fakat adam başka bir kadınla evliydi. Garsonun bildikleri bunlarla sınırlıydı. Eski müşteri olmaları garsonun bu bilgilere sahip olması için yeterli bir nedendi. Genç adamın yazarlık içgüdüleri işe yaramıştı. Kadını evli olmadığını ve yanındaki valedam la yasak bir ilişki yaşadığını tahmin etmişti. ‘’ Böyle güzel bir kadın bu çam yarmasıyla evli olamaz’’ demişti kendi kendine. Ve arkasından teşhisi koymuştu; aralarında aşk yok. Yaşadıkları sadece bir arkadaşlık ve cinsel tatmin ile sınırlandırılmış bir beraberlikti. Genç kadın yabancı olduğu bir ülkede edindiği arkadaşıyla kaçamak bir ilişki yaşıyor, adam ise güzel arkadaşıyla monoton evliliğine renk katmaya, kendini halen genç hissetmeye çalışıyordu. Tabi; onun bir iş gezisinde ya da toplantıda olduğunu sanan eşini aldatıyordu. İlk aklına gelen sonuçlar bunlardı genç yazarın. Ne kadarı doğru olabilir, kendiside bilmiyordu. Enim olduğu bir şey varsa; o da o güzel puslu gözlerin yanındaki valedama aşkla bakmadığıydı. Bundan adı gibi emindi.

Aradan geçen bir hafta boyunca genç adam gördüğü puslu güzelliği aklından çıkaramamış ve o güzellik üzerine sayfalar dolusu öyküler yazmıştı. Hepsi hüzünlü öykülerdi. Çünkü; o puslu mavilik ardında çok büyük hüzünler gizliyor gibiydi. Bu arada bir hafta boyunca işiyle ilgilenmiş, bazı geceler otel yerine orman içinde kurduğu kampta kalmayı tercih etmişti. Hafta sonunda çalışma arkadaşlarına bir bahane uydurup otele dönmüştü. Tek arzusu o puslu mavi gözleri tekrar görebilmek ve doğru kurguyu yakalayabilmekti. Ne gariptir ki; kadına duyduğu ilgi sadece yazacağı birkaç sayfalık öykü içindi. İlgisini çeken o puslu mavilik sadece öyküsünde kullanacağı bir unsurdu. Oysa o güzelliği yaşamak, o puslu maviliğin içinde kaybolmak ne güzel olurdu. Fakat bunu yapamazdı. Eşine olan aşkı ve bağlılığı onu bu düşünceden çabucak uzaklaştırdı. Şuan bulunduğu iş gezisinde yaşayacağı küçük bir macerayla aşkını ve evliliğini ihanetin gölgesine teslim edemezdi. O sadece işini yapıyordu. Hikâyesini merak ettiği puslu maviliğin esrar perdesini kaldıracak, okuyucularının merakla ve zevkle okuyacakları bir öykü haline getirecek ve yayımlayacaktı. Bu onun işinin bir parçasıydı. Daha önceki sıra dışı karakterleri gibi bu genç kadında puntalar eşliğinde ölümsüzleşecek ve genç yazarın aklından çıkıp gidecekti. Yerine başka karakterle, başka öyküler gelecek olsa da, genç yazarın belleğinde hatırlanmaya değer bir anı olacaktı. Tıpkı halen öyküsünü anlamaya çalıştığı doğulu genç kız gibi.

Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



« Daha Eski | Daha Yeni »


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Puslu GÖzler 1 **__genco__** 0 35 02-27-2008 02:37 AM
Son Mesaj: **__genco__**

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim - Forumiz - En Üste Dön - Konulara Dön - Arşiv - RSS

www.sitemerkezi.net

iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması | Aşk Şiirleri | Kadın hastalıkları | Grup Hepsi | Favori Forum | FarKVaR | Kahramanmaraş | Ogrish Korku | zeytinburnu | DJ Sound | Tolga Yalçın | Emlak ilan | 7den77ye.net

Alexa Certified Traffic Ranking for forumiz.net