Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Sayfa (4): « İlk < Önceki 1 [2] 3 4 Sonraki > En Son »
Kangal Köpeği Hakkında Herşey (Sivas)
02-01-2008 02:15 AM
BLACK-LEADER
Six Feet Under-TNT
*
Kurucu

Üye No: 33
Mesajlar: 13,934
Karma Puanı: 5050
Cinsiyet: Bay
Nereden: Kahramanmaraş
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #7
Cvp: Kangal Köpeği Hakkında Herşey (Sivas)

KIZGINLIK BELİRTİLERİ VE ÇİFTLEŞME



Bir buçuk yaşındaki bir erkek köpek ilk çiftleşme için ideal yaşa gelmiş sayılır. Bu yaşta erkek Kangal köpeğinin yapısı tam olarak gelişmiştir. Dişiler için uterusun gerekli büyüklüğe ulaşacağı 2. Veya 3. Kızışma dönemine kadar beklenmesi tavsiye edilir. Dişiler yaklaşık 180 günde bir kızışma dönemine girerler. Cinsel dürtü daima erkek köpekte görülürse dişinin kızışma döneminde bıraktığı kokulu bir salgı sayesinde harekete geçer. Verimli bir çiftleşme sağlamak için en uygun zaman 2. Haftanın sonuna doğrudur. Bu sırada dişi köpek kendisine yaklaşan erkek köpeklerden seçtiğine uygun karşılık verir. Çünkü: Bu sırada ovulasyon tamamlanmış olur. Çiftleşmeden emin olmak için çiftleşmeyi takip eden 24 ile 48 saat sonra tekrarlamak gerekir. Üreyebilme yaş ilerledikçe azalır. Önce dişide, sonra erkekte kaybolur. Çiftleşmeyi köpek yavrularının baharda doğmalarını sağlayacak şekilde düzenlemek daha iyi olur. Bu durumda gelişme ve sağlıklı büyüme için uygun hava koşullarından yararlanmak mümkün olur. Güneşli günler, gerekli yürüyüşler ve erken eğitim için daha uygun olur. Kızgın hayvan huzursuz olup alışık olmadığı hareketler yapar. Vulva şişer ve birkaç gün içerisinde bol ve kanlı, özel kokulu vajina akıntısı başlar. Bu koku erkekleri yüzlerce metre uzaktan etkileyebilecek niteliktedir. Çiftleşmede kullanılacak erkek köpeğin diğer köpekler tarafından yaralanmaması ve istenen köpekten iyi döl alınması için dişi ile beraber üç gün kapalı bir yere alınması gerekir. Bu süre sonunda gebe kalan dişi artık erkeği kabul etmez ve uysallaşır.



Ö (lürsem) S (ebebi) S (ensin)



Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
02-01-2008 02:16 AM
BLACK-LEADER
Six Feet Under-TNT
*
Kurucu

Üye No: 33
Mesajlar: 13,934
Karma Puanı: 5050
Cinsiyet: Bay
Nereden: Kahramanmaraş
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #8
Cvp: Kangal Köpeği Hakkında Herşey (Sivas)

GEBELİK VE DOĞUM



Gebelik süresi: Kangal köpeklerinde 58-63 gündür.Gebeliğin 5.Haftasından sonra köpeğe ağır ve yorucu görev verilmemelidir. Gebe köpekler çok soğuk ve sıcaktan korunmalı, koşmalarına ve atlamalarına izin verilmemelidir. Ayrıca soğuk su, donmuş gıda, ekşimiş ve küflü gıdalar verilmemelidir. Köpeklere iyi kalitede gıdalar verilmeli fakat aşırı yağlanmamasına dikkat edilmelidir.

Doğum anı : Dişinin huzursuzluğu, iştah kaybı, vücut ısısının 37 C’ ye düşme si ve göğüslerinden sarımsı bir sıvının akması doğum anının yaklaştığını gösteren belirtilerdir. Gebe köpek genellikle çevrede ne bulursa kullanarak kendine bir çeşit yatak hazırlar. Doğum anında köpek sancıların etkisiyle inler. Kasılmalar güçlenirken köpek bir yanına yatar ve vücuduna bakar. Sonunda yavruyu dışarı bırakır. Genelde doğumlar normal olur. Dişi köpek yavruların içinde olduğu zarı kendi çabasıyla soyar, göbek bağını keser, yavruların bütün deliklerini temizler ve hem temizlemek, hem de canlandırmak amacıyla onları diliyle yalar. Eğer dişi köpek bütün bunları kısa süre içinde yapmazsa, keseyi açmak, yavruların ağızlarını, burunlarını temizlemek ve nefes almasını sağlamak size düşer. Yavrular birkaç dakika ile bir saat arasında değişen düzensiz aralıklarla gelirler. Köpeğin doğurma çabalarının boşa çıktığı açıkça anlaşılmadığı sürece telaşa gerek yoktur. Böyle bir durumla karşılaşıldığında Veteriner hekime başvurulmalıdır. Doğum süresi 8 saat hatta daha da fazla sürebilir. Doğumdan sonra dişi köpeğin karnını doyurması normaldir. Olası güç doğumların önüne geçmek için gebe köpeğin diyeti dengeli olmalı, egzersiz ve dolaşma yaparak fazla kilo alması engellenmelidir.

Gebelikte ve Doğumda Anaya Gösterilecek Özen: İleri gebelikte hayvan dış parazitler yönünden kontrol edilerek, gerektiğinde ayıklama yapılmalıdır. Gebelik süresince hayvan fazla gıda alması için zorlanmamalıdır. Kırkıncı günden önce gıdanın miktarını arttırmak ender durumlarda gerekli olabilir. Gündelik doyurma işlemi az miktarlarda, ancak sık aralıklarla yapılmalıdır. Bu sürede gıdaya kalsiyum eklemekten kaçınmak gerekir.



Ö (lürsem) S (ebebi) S (ensin)



Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
02-01-2008 02:18 AM
BLACK-LEADER
Six Feet Under-TNT
*
Kurucu

Üye No: 33
Mesajlar: 13,934
Karma Puanı: 5050
Cinsiyet: Bay
Nereden: Kahramanmaraş
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #9
Cvp: Kangal Köpeği Hakkında Herşey (Sivas)

KANGAL ÇOBAN KÖPEKLERİNİN BESLENMESİ

Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi : Köpeklerde fötüs, uterus, plesanta ve memelerdeki en büyük gelişme toplam 9 hafta süren gebeliğin son üç haftasında meydana gelir. Gebeliğin ilk dört haftasında normal beslenmeye devam edilmeli, 5. Ve 60. Haftadan itibaren yiyecek yiyecek miktarı her hafta % 10 düzeyinde arttırılarak doğum esnasında % 50’ye kadar arttırılmalıdır. Fazla sayıda yavru taşıyan gebe Kangal köpeklerinde gebeliğin son 7-10 gününde iştahsızlık görülebilir. Bu durumda azar azar ve lezzetli yiyecekler vermek faydalı olabilir.Gebeliğin son üç haftalık döneminde uterusun büyümesiyle karın hacmi daraldığı için gebe köpekler günde üç kere beslenmelidir. Gebelik süresince enerji gereksinimi ortalama % 20 artar. Gebelik ve doğum sırasında taze karaciğer, haftada iki-üç defa 15-30 g miktarında verilerek;oldukça etkili bir takviye yapılabilir. Keza protein düzeyinin %2-4 oranında arttırılması yavrularında daha güçlü olmalarını sağlar. Anne köpek, doğumu izleyen birkaç gün yemek defekasyon ve işeme gereksinimleri dışında yavruların yanında olmayı ister. Laktasyon dönemi ortalama 6 haftadır. Kolostrum ( ağız sütü ) bir-üç gün salgılanır ve bunu giderek çoğalan normal süt izler. Süt salgısı 5.-6. Haftaya kadara artar, sonra azalır. Laktasyon döneminde normal bir süt verimi için ana optimum düzeyde beslenmelidir. Gıda alımı doğumdan sonra artarak, doğumdan 3-4 hafta sonra maksimuma ulaşır.

Ergin Köpeklerin Beslenmesi : Ergin Kangal köpekleri günde bir defa hep aynı saatlerde beslenmelidir. Orta boy bir köpek için yaklaşık 2 kg’lık bir diyet düzenlenir. Böyle bir diyetin yaklaşık 1/3 ‘ü et, 1/3 ü tahıl ve sebze karışımı 1/3’ü de su şeklindedir. Diyetin miktarı hayvanın canlı ağırlığına, kondisyonuna ve yaptığı işe göre ayarlanmalıdır. Örneğin köpek zayıf ise yada fazla çalışıyorsa ilave olarak bir miktar süt, 1 yumurta, bir miktar sebze veya tahıl verilmelidir. Ergin köpeklerde halk arasında yal denilen arpa ununun sıcak su ile hamur haline getirilmesiyle elde edilen mamülden günde 2 kg kadar verilir. Buna ilaveten günde 25 gr. Et, haftada 3 kere haşlanmış ve fazla sert olmayan kemik verilir.

Yavrulara Gösterilecek Özen ve Beslenmeleri : Kangal Köpekleri bir batımda ortalama 7-8 adet yavru verirler. Yavruların gözleri 9-13. Günde açılır. Kulakları ise 13-15 güne kadar kapalıdır. 10 Günlük iken ayakta durabilir, 21. Günde ise rahatça dolaşabilirler. 4. Haftadan itibaren önlerine konan sütü içebilirler.  Normal olarak yavrular 3-4 haftalık olana kadar anneleri tarafından beslenir, bu yüzden bu yaştan önce ilave beslenmeye gerek yoktur. Bununla birlikte ananın sütü yoksa veya yavru sayısı fazla ise eniklere ilave beslenme uygulanmalıdır. Bu amaçla; inek sütü, krema, yumurta sarısı, kemik unu ve vitamin takviyesi yapılabilir. Fakat bu işlem oldukça zahmetlidir. Zira sütün her öğünde taze olarak hazırlanması gerekir. Bunun yerine ticari yavru köpek mamaları, ılık suda eritilerek verilebilir.

Yavrular 3 haftalık olduklarında, ana sütüne veya süt ikamelerine ilaveten çeşitli yiyeceklere alıştırılmaya başlanır. Bu yiyecekler ilk önce lapa halinde olmalıdır. Ve yavaş yavaş et, karaciğer, kaynatılmış yumurta ile desteklenmelidir. Ayrıca, ticari yavru mamaları sütle ıslatılarak verilebilir. Öğle öğününde ise süt verilmeye devam edilir. Yavru maması miktarı yavaş yavaş çoğaltılarak kuru madde tüketimi arttırılmaya çalışılır, ancak süt miktarı değiştirilmez.

Yavrular 6 haftalıkken sütten kesilir yada analarından ayrılırlar. Ancak yavrular en az 6-7 aylık olana kadar süt verilmeye devam edilmelidir. Sütten kesme belli aralıklarla analarından uzaklaştırılarak yavaş yavaş yapılmalıdır. Bu yaştan önce dişler tam olarak gelişmediği için sert yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

Ölüm, hastalık, emzirme yetersizliği veya ihmal neticesi analarını ememeyen eniklere, kaynatılmış ve 35 C‘ ye soğutulmuş su ile % 5 lik glikoz çözeltisi hazırlanarak; doğumdan sonra bir saat içinde, bir biberon veya sonda ile 5-10 ml verilir. Bundan yaklaşık iki saat sonra süt verilir. Böyle durumlarda inek sütü kullanılabilir. Ancak besleyici değeri köpek sütünden azdır ve sürekli kullanım için uygun değildir. Bunun yerine tablo 2 de bileşimi verilen, buzdolabında saklanılarak içirileceği zaman 30 C’ ısıtılan süt ikamesi kullanılabilir.
Yavrular sütten kesildikten sonra sindirilme derecesi ve biyolojik değeri yüksek protein, yeterli vitamin ve kalsiyum içeren, kalsiyum-fosfor oranı uygun olan maddelerle beslenmelidir.

Genç köpeklerde 3 aylık olana kadar günde 4-5 kere, 3-5 ay arasında 3 kere, 5-10 ay arasında 2 kere, daha sonra bir veya 2 kere mümkün olduğunca aynı saatlerde mama verilir. Büyüme çağındaki köpeklere ihtiyaçlarından fazla mam verilmemelidir. Çünkü çok hızlı büyüme iskelet bozukluklarına yol açabilir.

Bunun için canlı ağırlık artışı düzenli olarak kontrol edilmeli ve büyüme oranına göre diyet düzenlenmelidir. Dokuz aylık yavruların günlük mama tüketimleri, ergin köpeklerinkinden yaklaşık % 10 fazladır. 18 Aylıkken de ergin köpeklerin tükettiği miktar kadardır.

Eğer yavru ememeyecek kadar zayıfsa yumuşak lastikten yapılmış, 3-4 mm çapında bir sondayla verilebilir. Hazırlanan gıda 8 saatte bir verilmeli ve her beslemeden sonra işeme ve defakasyon için karın ve perineum bölgelerine masaj yapılmalıdır. Fazla besleme ishale sebep olabilir. Böyle durumlarda yapay gıda sulandırılmalı ve miktarı azaltılmalıdır. Yapay beslenen yavrular yaşamın ilk üç haftasında daha az kilo alırlar, sonraki ağırlık kazanımı normaldir. Anasını emen yavrular bir haftada iki misli olurken yapay beslenenlerde ikinci haftaya kadar bu gelişme görülmez.

Çalışan Köpeklerin Beslenmesi : Bu köpeklere dengeli, enerji düzeyi ve sindirilme derecesi yüksek ve lezzetli bir diyet hazırlanır. Bunun ¼ ü veya 1/3 ünün işten önce, kalanının işten sonra verilmesi tavsiye edilir. Yine şişmanlamaya yol açmayacak şekilde esas diyete ilaveten bazı hafif yiyecekler vermek yararlı olabilir.

Yaşlı Köpeklerin Beslenmesi : Yaşlı köpeklerde sindirim etkinliğinin düşük olması ve başlıca kalsiyum gibi çoğu besin maddesinin emiliminin azalması sebebiyle besin maddeleri bakımından zengin, kolay sindirilebilir mamalar kullanılmalıdır. Yaşlı köpeklerin enerji ihtiyaçları daha düşüktür. Bu yüzden diyetlerin kaliteleri arttırılırken, miktarlarının azaltılması gereklidir. Koku alma duyusunun zayıflamasına bağlı olarak iştahsızlık söz konusu ise diyetin lezzetliliği arttırılmalıdır. Böbreklerde yetersizlik varsa diyet proteini azaltılmalıdır. Yine dişlerdeki bozulmalara bağlı çiğneme güçlüklerine karşı daha yumuşak bir diyet yedirilmelidir.

Köpek Beslemede Aşağıdaki Hususlara Dikkat Edilmelidir.

Sağlıklı ergin köpekler için günde bir öğün yeterlidir. Yemek köpek sahibine uygun herhangi bir saatte fakat her gün aynı saatte verilmelidir. Beslemeden birkaç saat sonra dışkılama ve işeme ihtiyacı olacağından, beslemenin akşam geç saatlerde yapılmaması daha iyidir.
Yavruların genç, gebe, süt emziren, çalışan, iştahsız ve yaşlı köpeklerinde iki veya daha fazla sayıda beslenmesi gereklidir.
Köpeklerin ekşimiş, kokuşmuş, çok soğuk veya çok sıcak yiyecekler, sivri uçlu veya parçalanmış kemikler, balık kılçıkları verilmemelidir.
Öğün sonrası tüketilmeyen artık mamalar yaklaşık 1.5-2 saat sonra uzaklaştırılmalıdır.
İçme suyu devamlı veya en azından günde üç kere verilmelidir.
Yoğun çalışan iş köpekleri hariç, öğün aralarında başka yiyecekler verilmemelidir.
Ani mama değişiklikleri yapılmamalıdır. Eski mama yeni mama ile azar azar değiştirilmelidir.
Mama ve su kapları her zaman temiz olmalıdır.
Köpekler düzenli olarak aç karna tartılarak, canlı ağırlıkları belirlenir ve bu sayede beslenme durumları tespit edilir.



Ö (lürsem) S (ebebi) S (ensin)



Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
02-01-2008 02:20 AM
BLACK-LEADER
Six Feet Under-TNT
*
Kurucu

Üye No: 33
Mesajlar: 13,934
Karma Puanı: 5050
Cinsiyet: Bay
Nereden: Kahramanmaraş
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #10
Cvp: Kangal Köpeği Hakkında Herşey (Sivas)

KÖPEKLERE GÜNLÜK BAKIM



Özellikle dışarıdaki kulübelerde barındırılan, bekçilik gibi görev yapan köpeklerin, sağlığını korumak için Tımar denilen temizliğin her gün bir defa uygulanması gerekir.

Tımar için çeşitli fırçalar yapılmıştır. İçlerinde madeni telli olanlar vardır. Köpeğin tüyleri uzun ve sert ise madeni fırçalar kullanılır. Fırça önce tüy yatımı tersine, sonra tüy yatımı yönüne olmalıdır. Üzeri tüm yüzeyi tarayacak şekilde uygulanmalıdır. Fırçalama esnasında kırılan ve dökülen kıllar, parmak uçları deride bir tarak gibi kullanılarak temizlenmelidir.

Tüyleri yumuşak ve çok dökülen köpeklerde, parmaklar açık bir durumda, el suya batırılarak ve ıslak bir şekilde vücut tarakla taranıyormuş gibi taranarak temizlenmelidir. Keza, bu suyun içine Veteriner Hekimin tavsiye edebileceği dezenfektan bir madde de katılabilir. Bu el masajından sonra bütün vücut bir defa fırçalanıp, özel taraklarla taranmalıdır.

Köpeği sık sık yıkayarak temizlemek sağlığı yönünden zararlıdır. Çünkü köpeklerde deride bir ter bezi yoktur. Ancak bol miktarda yağ bezleri vardır. Yağ bezleri deride yumuşaklık ve tüylere parlaklık verir. Bol yıkama deriyi kurutur, çatlatır, tüyleri donuklaştırır. Ayrıca çeşitli deri hastalıklarına zemin hazırlar.

Yıkama işleri Veteriner Hekimin uygun gördüğü hallerde, saf zeytin yağı ile yapılmış sabunlarla ve ılık suyla yapılmalıdır. Köpek çok kirlenmemişse ayda bir kez yıkanmalıdır. Yıkama köpeğin kuyruğundan başlar, başına doğru devam eder. Bu sırada kulaklar ve göze sabun kaçmamasına dikkat edilmelidir. Kulaklar yıkama esnasında pamukla tıkanmalıdır.

Köpeğin vücut bakımını incelerken, bazı organlarla sağlık arasındaki ilgiyede kısaca değinmek gerekir. Bir köpeğin sağlığı bazı organlarına bakılarak kolayca anlaşılır.

Gözler : Pembe, sarı görünüşlü ve parlaktır. Akıntı yoktur, bakışlar canlı ve dikkatli olmalıdır. Gözlerde hastalık bulunmamalıdır (katarakt gibi).

Kulak : İç ve kenarları temizdir. Akıntı yoktur, ayrıca kulakta yabancı maddeler, leke, pire bit ve kene gibi parazitler de bulunmamalıdır.

Ağız : İç kısımları sarı-pembe görünüşte, dil açık kırmızı, ağızda fena bir koku ve dişlerde diş taşı olmamalıdır.

Anüs : Anüs normal bir görünüşte ve temizdir. Pislik ve parazitler görünmez.

Ayaklar : Tırnaklar normal uzunlukta, tırnak araları temiz olup, taban normal görünümde ve kabuklanma yoktur. Tırnaklar köpeğin normal yürümesini zorlaştırmayacak ölçüde ve uygun bir makasla kısaltılmalıdır. Bu işlem yapılırken köpeğin derisini incitmemeye özen gösterilmelidir.

Vücut : Elle temasta hiçbir bölgede köpek irkilme göstermemelidir. İrkilme gösterince o bölgede anormalliğin olduğu muhakkaktır



Ö (lürsem) S (ebebi) S (ensin)



Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
02-01-2008 02:20 AM
BLACK-LEADER
Six Feet Under-TNT
*
Kurucu

Üye No: 33
Mesajlar: 13,934
Karma Puanı: 5050
Cinsiyet: Bay
Nereden: Kahramanmaraş
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #11
Cvp: Kangal Köpeği Hakkında Herşey (Sivas)

KÖPEK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KULLANILAN MALZEMELER



Barınaklar : Kangal köpeğinin yetiştirilme amacına ve şekline göre barınağın yapısı ve yeri farklı olmalıdır. Barınaklar tek ve toplu yetiştiriciliğe göre farklıdır. Tek köpek için kulübe şeklinde barınak yapılmalıdır. Bu kulübeler ahşap, betonarme veya plastik olabilir.

Kulübelerin çatı kısmı meyilli olup, öne doğru çıkıntılı bir bölme olmalıdır. Çatı sac, atermit veya ondülin ile kapatılmalıdır. Ayarlanabilir bir kapının olması gerekir. Bu kulübeler içi düz, boyalı, çivi çıkıntısı ve kıymık çıkıntısının olmaması gerekir. Ayrıca hayvanın cüssesine göre rahat yatacak ve giriş çıkışta zorlanmayacak şekilde olması gereklidir. Bir köpek kulübesi 1 m uzunluğunda ve 90 cm yüksekliğinde yapılabilir. Köpek kulübenin içinde ayağa kalkabilmeli ve kendi çevresinde rahatça dönebilmelidir. Kulübenin içi ve dışı kötü hava koşullarının çürütücü etkisini ve parazit yuvalarının oluşmasını önlemek için boyanmalıdır.

Kulübe periyodik temizlikler için, söküp takılacak şekilde yapılırsa daha iyi olur. Ayrıca köpeğin yattığı zemin topraktan biraz yüksek olmalı, kulübenin içindeki yatak, paçavralarla yada odun talaşıyla doldurulmuş sağlam bir şilteden ibaret olmalı ve her hafta havalandırılmalıdır.

Toplu olarak barındırılacak köpekler için, hayvan mevcuduna göre değişiklikler yapılabilir. Bu barınakların genelde, hayvanın soğuk havalarda girebileceği bir bölümünün olması gerekir. Ayrıca doğum bölmeleri ve çiftleşme bölmelerinin olması gerekir. Bu bölmeler aynı çatı altında ve birbirine bitişik olarak ortada 2 m’lik bir koridor olmalıdır. Koridorun sağ ve solunda 3-5.5 m ‘lik kulübeler ve kulübe yüksekliği 2.5 m olmalıdır. Kulübelerin aydınlık olması gerekir. Kulübelerin önündeki dış gezinti yerlerinin 2.5 x 5 m lik genişlik ve uzunlukta olup, etrafı köpeğin atlamasını önlemek amacıyla 180-200 cm yükseklikte olması gerekmektedir.

Barınakların mümkün olduğunca sık sık yıkanması, yataklıkların 10-15 günde bir değiştirilmesi gerekir. Barınaklarda, akıntı, tahta aksamlarında çatlaklık, metal kısımlarda aşınma gibi kusurlar önlenmelidir. Toplanan dışkılar derin kuyulara gömülmeli yada kanalizasyon sistemiyle köpek barınaklarının uzağındaki fosseptik çukurunda toplanmalıdır. Barınaklar günlük olarak temizlenmelidir.

Yemek kabı : Krom-çelikten yapılmış, kalın cidarlı ve 3 lt kapasiteli olmalıdır. Bu sayede köpek yiyeceğini dışına dökmeden yiyebilir. Bu kap her yemekten sonra sabunlu su ile iyice yıkanıp, bol su ile durulanmalıdır.

Su kabı : Bu malzeme paslanmaz çelik veya galvanizli sacdan yapılmalıdır. Ancak; beton veya mermer olanlar da vardır. Su kabı en az 15 lt olmalıdır. Her an temiz tutulmalı ve taze suyla dolu bulundurulmalıdır. Kış mevsiminde ılık su verilmelidir.

Deri tasma : 75 cm uzunlukta, 3-4 cm eninde, 5 mm kalınlığında yumuşak köseleden yapılmış olmalıdır. Köpeğin boyun çapına göre ayarlanabilmelidir. Tasma boyuna iki parmak genişliğinde takılmalıdır. Yani ne kolayca çıkmalı nede boynunu sıkmalıdır. Bu tasma, köpeği yedekte gezdirmek, bir yere bağlamak veya saldırganlık eğitiminde sevk kayışı ile birlikte kullanılmalıdır.

Kangal ve köylerinde çengel ismini verdikleri, köpeğin başka bir köpek ile veya kurt ile boğuştuğunda daha az zarar görmesini sağlayacak, demirden yapılmış, dışa doğru sivri çıkıntılı tasmalarda kullanılmaktadır.

Sevk kayışı : Köpeği sevk için kullanılan bir gereçtir. Deriden ve ipten dokunmuş olanları da vardır. Bir ucunda tasmaya iliştirilmek amacıyla yerleştirilen bir mandal ve diğer tarafta elin bileğine geçecek bir şekilde halka bulunur. Normal uzunluğu 150 cm, eni 2 cm, kalınlığı en az 6-8 mm olmalıdır.

Bağlama zinciri : Köpeği kulübede veya arazide herhangi bir yere bağlamak amacıyla kullanılır. Bağlama zinciri mutlaka deri tasma ile kullanılmalıdır. En az 2 m uzunluğunda olmalıdır. Bu zincirin ucunda, deri tasmaya bağlanacak bir mandal ve orta kısmında birkaç adet fırdöndü bulunmalıdır.

Ağızlık : köpeğin etrafındaki canlılara zarar vermesini önlemek için kullanılan özel bir gereçtir. Köpeğin toplum içinde gezdirilmesi, araba içinde nakledilmesi, gerekli sağlık muayenesi ile aşı ve enjeksiyon uygulamalarında kullanılır. Ağızlığın yapıldığı kayış yumuşak deriden veya plastikten olmalıdır.

Tarak : Paslanmaz çelikten yapılmış ve dişler arasında bir mm açıklık bulunan gereçlerdir.

Fırça : Sert plastikten veya hafif metalden yapılmış, çeşitli sertlik dereceleri olan gereçlerdir.

Mandal : Deri veya bez sevk kayışları ile bağlama zincirlerini birbirine bağlamaya yarar. Mümkün olduğu kadar kuvvetli mandallar tercih edilmelidir.




Ö (lürsem) S (ebebi) S (ensin)



Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
02-01-2008 02:21 AM
BLACK-LEADER
Six Feet Under-TNT
*
Kurucu

Üye No: 33
Mesajlar: 13,934
Karma Puanı: 5050
Cinsiyet: Bay
Nereden: Kahramanmaraş
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #12
Cvp: Kangal Köpeği Hakkında Herşey (Sivas)

KÖPEKLERDE GÖRÜLEN BAZI ÖNEMLİ HASTALIKLAR



Kuduz : Akut seyirli, ölümün kaçınılmaz olduğu, insanlara bulaşabilen, viral bir hastalıktır. Hastalık huzursuzluk, sudan korkma, şuur kaybı ve felçlerle karakterizedir. Genellikle bulaşma kuduz mikrobu taşıyan hayvanların ısırmasıyla olur. Hayvandan hayvana veya hayvandan insana bulaşma ısırmayla olduğu gibi, ayrıca derin, kirli yaralara bulaşık salyanın teması ile de meydana gelmektedir.

Kuduz hastalığı üç formda görülür. Stadium protromorum (sukunet), Stadium irritations (hareket), Stadium Paralytycum (felç formu). Kuduz hastalığının tedavisi yoktur. Kuduz hastalığına karşı tek çare koruyucu aşılamadır. Üç ayını dolduran yavru köpeklere kuduz aşısı yapılmalıdır. Köpek yaşamı boyunca yılda bir defa aşılanmalıdır.

Echinoccosis : Hastalığın etkeni bir parazittir. Bu parazit köpeklere hastalıklı koyunların iç organlarını yemek suretiyle bulaşır. Bu parazitin yumurtalarının insana bulaşması köpeklerle temas sonucu mümkündür. Bunun için Veteriner Hekimin tavsiye edeceği paraziter ilaçlar kullanılmalıdır.

Gençlik Hastalığı (Canine Distemper) : Gençlik hastalığı köpeklerde %60-80 ölüm ile seyreden, daha çok 3-12 aylık köpeklerde görülen, yüksek ateş, iştahsızlık, kusma, ishal ve burun göz akıntıları gibi belirtiler gösteren viral bir hastalıktır. Ağız sütü alan yavrular 9-12 haftaya kadar doğal bağışıktırlar. Ağız sütü almayan yavrularda bu süre 1-4 haftadır. Köpek iyileşse bile kalıcı bozukluklara sebep olabilir. Köpeğinizin hastalığa yakalanmasını istemiyorsanız mutlaka aşısını yaptırmanız gerekir. 7-9 haftalık köpekler aşılama için en uygun dönemdedir.

Bulaşici Karaciger Hastaligi ( Infectious Canine Hepatitis Cav 1) : Hastalığın etkeni virusdur ve bulaşma hasta köpeklerin idrarı ile olur. Hastalığın en şiddetli formları yavru köpeklerde görülmektedir. Aşılı annelerden doğan yavru köpekleri colostrum 5-7 haftaya kadar koruyabilir. Bu hastalık karaciğerde şiddetli yangıya sebep olur. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde gözlerde corneal bulanıklık şekillenir. Bu hastalık mavi göz olarak ta adlandırılır. Bu hastalığa karşı en etkin çözüm aşılamadır.

Kanlı İshal (Canine Parvavirus) : Parvoviruslar köpeklerde kanlı ishale sebep olurlar.İlk olarak 1978 yılında ortaya çıkan ve yüzbinlerce köpeğin ölümüne sebep olan bu hastalık, köpeklerin afeti olarak da tanımlanır. Hastalık her yaştaki köpekte gastro intestinal belirtilere, yavru köpeklerde kalp kasının iltihabına sebep olur. Parvoviral hastalığın ilk belirtisi şiddetli kusmadır. Kusmuk gri-beyaz renkte ve suludur. Kusmayı sulu, kötü kokulu, sarıdan kahverengiye kadar değişen renkte ishal izler. İshal halinde çıkarılan dışkıda, taze veya pıhtılaşmış halde kan bulunur. Ateş 41 ‘C ye kadar yükselir. Kusma ve ishal nedeniyle oluşan sıvı kayıpları sonucu, çoğu yavru köpekler ilk 24 saat içerisinde ölür. Kalbin etkilendiği durumlarda ise çoğu zaman yavru köpekler ölü bulunur. Bu hastalıkta ölüm oranı % 50’nin üzerindedir.

Adenevirus Tip 2 Enfeksiyonu : Bu virus daha çok solunum sisteminde hastalık yapmaktadır. Köpek öksürüğü hastalığı da denir. Özellikle kalabalık ortamlarda bulunan köpeklerde yaygındır. Hastalığın aşısı vardır.

Köpek Nezlesi (Canine Parainfluenza) : Bu viral enfeksiyon solunum sisteminde orta dereceli bir yangıya sebep olur.

Corona virus İshali (canine coronovirus) : Bu hastalık genellikle subklınik seyreder. Ateş, kusma ve ishal gibi belirtiler gösterir. Hastalık tek başına şiddetli enfeksiyonlara sebep olmamakla birlikte, özellikle parvaviral enfeksiyonla birleştiği zaman hem klinik belirtilerin şiddeti, hem de ölüm oranında artış görülür.

BAKTERİYEL HASTALIKLAR

Bordetelloz : Bu hastalığın ekeni bir bakteridir.Adenovirus tip 2 ve parainfluenza ile birleşerek köpek öksürüğü diye adlandırılan hastalığı meydana getirirler.Bu hastalık köpeklerde şiddetli öksürüğe sebep olur.Hastalığa karşı koruyucu aşı vardır.

Leptospiroz : Klinik tablosu oldukça değişken olan bu bakteriyel enfeksiyonda ateş ile başlayan hastalık böbrek yetmezliği ile sonuçlanır.başlıca belirtileri; halsizlik, uyuşukluk, depresyon, iştahsızlık, ishal, kusma, ağız ve göz mukozalarının yangısı, anormal sinirsel belirtiler ve ölüme sebep olan kan pıhtılaşma bozukluklarıdır. Bulaşma hastalıklı köpek ve ratların idrarıyla olur. Bu hastalık insanlara da bulaşabilir.

Hastalığın bulaşması ağız,göz zarları yoluyla olmaktadır. Hastalığın koruyucu aşısı vardır. 9-12 haftalık yaşlardaki köpekler aşılanmalıdır. 21 gün sonra ikinci aşılama yapılmalıdır. Yaşam boyunca her yıl bu hastalığa karşı aşılama yapılmalıdır.

AŞISI BULUNMAYAN ÖNEMLİ KÖPEK HASTALIKLARI

Herpesvirus : Bu viral enfeksiyon özellikle yavru köpekler için ölümcül bir hastalıktır. Süt emme dönemindeki yavru köpeklerde hafif dereceli solunum yolu enfeksiyonuna neden olur. Kalıcı enfeksiyonlar olgun dişilerde meydana gelir.

Brucellosis : Bu bakteriyel hastalığın ne aşısı nede tedavisi vardır. Hasta köpekler devamlı taşıyıcı durumundadır. Spontan yavru atmalar brucellozisin ilk gösterge- sidir. Bulaşma oral ve mukoz membranlar yoluyla olmaktadır. Erkek köpekler enfeksiyonu çiftleşme yoluyla enfekte dişi köpeklerden alırlar. Bu nedenle dişi köpekler üreme öncesinde brucellozis yönünden kontrol edilmelidir.

AŞILAMADA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Aşılanacak hayvan en az 7 haftalık olmalıdır. 7 Haftadan önce yapılan aşılar bağışıklık sistemini baskı altına alacağından ciddi yan etkiler ortaya çıkarabilir. Aşılama öncesinde yavrularda paraziter mücadele mutlaka yapılmış olmalıdır. İleri gebe hayvanlarda aşılamadan kaçınılmalıdır. İki aşı arsındaki süre en az 21 gün olmalıdır. Aşısı yapılacak köpeklerin ateşi, nabız ve solunum sayıları normal değerler arasında olmalıdır. Aşılama öncesinde ve aşılama esnasında köpekte strese sebep olacak faktörler ortadan kaldırılmalıdır. Aşıyla beraber kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır. Yani yeni hastalık atlatmış, iyileşme aşamasındaki köpeklerde aşılama yapılmamalıdır. Kullanılacak aşıların saklama şartlarına (+2-+8’C) uyulmalı, son kullanma tarihi geçmiş aşılar kullanılma- malıdır. Her köpek için ayrı, steril bir enjektör kullanılmalı, işi biten enjektör yakılarak imha edilmelidir. Aşılanacak köpeklerin beslenme durumlarının iyi olması gerekir. Yetersiz bir diyetin aşı yetmezliğinde büyük etkisi vardır.



Ö (lürsem) S (ebebi) S (ensin)



Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Sayfa (4): « İlk < Önceki 1 [2] 3 4 Sonraki > En Son »



« Daha Eski | Daha Yeni »


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Sivas Yöresi Kostümleri Hakkında Genel Bilgi Junıor 0 389 03-13-2008 03:30 PM
Son Mesaj: Junıor
  Sivas adı nerden geliyor ROBERTO 2 263 03-02-2008 07:22 PM
Son Mesaj: ..FaLleN AnEl..
  Sivas ın İlçeleri BLACK-LEADER 15 63 02-01-2008 01:53 AM
Son Mesaj: BLACK-LEADER
  Sivas Konaklama Ve Ulaşım BLACK-LEADER 0 6 02-01-2008 01:26 AM
Son Mesaj: BLACK-LEADER
  Sivas ın Sosyo-Ekonomik Durumu BLACK-LEADER 3 12 02-01-2008 01:25 AM
Son Mesaj: BLACK-LEADER

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim - Forumiz - En Üste Dön - Konulara Dön - Arşiv - RSS

www.sitemerkezi.net

iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması | Aşk Şiirleri | Kadın hastalıkları | Grup Hepsi | Favori Forum | FarKVaR | Kahramanmaraş | Ogrish Korku | zeytinburnu | DJ Sound | Tolga Yalçın | Emlak ilan | 7den77ye.net

Alexa Certified Traffic Ranking for forumiz.net