Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Gerçek Yalanlar
02-05-2008 10:32 PM
axi_kiz_busra
Forumiz Üyesi
*
Kayıtlı Üye

Üye No: 958
Mesajlar: 239
Karma Puanı: 25
Cinsiyet: Bayan
Nereden: Erzurum
Lütfen Konulara Mesaj Yazınız....
Mesaj: #1
Gerçek Yalanlar

BU HİKAYENİN ASLI,ROMAN FORMATINDADIR VE OLDUKÇA UZUNDUR.BURADA KISALTILMIŞ VE SADELEŞTİRİLMİŞ ŞEKLİ YAYINLANMAKTADIR.

Duvarlar... duvarlar... duvarlar. Yetmiş yıllık hastahanenin,yetmiş yaşında ki,hasta ve yaşlı
duvarlarından söz ediyorum size. Buruşuk yüzlerine kat kat boya attırmış,buna rağmen geçmişin izlerini yüzlerinden silememiş duvarlar. Akıl hastalarının çığlıklarında kararmış bu duvarların,kaç insanın hikayesine tanık olduğunu bir düşünün. Ama hiç biri,benim hikayem kadar ilginç olamaz....

****enlerin sonları,sanırım herkes için farklı şeyler ifade eder. Bunların çoğu,en güzel anılarımızdan ve gençlik hikayelerimizden ibarettir. Kimi içinse,çocukluk anıları. Benim için "Gerçek yalanlar"ın başladığı,koyu senelerdir ****enler. Net bir tarih veremememin
sebebi,benimde,tarihleri,yerleri ve hatta olayları bile net olarak bilmemden
kaynaklanıyor. Bu eski hastahanenin,soğuk doktorlarına sorarsan,bunun ilaçlardan
kaynaklandığını söylerler. Ama gerçek çok daha karmaşıktır.

İlk "Gerçek yalan" ,sanırım bir yaz ayında meydana geldi. Bunu,üzerimde terden sırılsıklam geceliğimle uyandığım o sabahtan hatırlıyorum.Yaz ayı olmalı.Yada belki,gece beni böylesine terletecek bir kabus görmüşümdür,kimbilir.Uzun zaman oldu,ama herşey dün gibi berrak...

Saat,öğlen oniki civarıydı. Terden sırılsıklam olmuş bir vaziyette yatağımdan kalktım. Ani uyanışıma bir anlam vermek zordu.Kapı çalmış olabilirdi,ama kapıda kimse yoktu. Şu anda sorsan,koyu bir sahne var gözümün önünde.Ama o sabah,odayı öğlen güneşinin doldurduğuna eminim. Yalnız yaşadığım,büyük evimin merdivenlerinden aşağı indim. Ahşap kokusu genzimi tıkadı.Merdivenlerin karşısında ki duvarda,asılı duran aynadan kendi yansımamı seyrettim bir süre.Yirmi beş yaşında ki bir genç kızın,olması
gereken tazeliği yoktu san ki yansımamda o gün. Mutfağa geçtim. Alel acele bişeyler atıştırırken,randevu defterime göz gezdirdim. Genç bir avukatın,randevu defteri her zaman doludur.Saat bir buçukta velayet davası.Tanrım! geç kalıcam.Hemen hazırlanıp,bir taksi çağırdım.

Taksici,ellili yaşlarda,beyaz saçlı bir adamdı.Teyip te,tuhaf bir şarkı çalıyordu. Mahkeme salonuna vardığımızda,taksimetre,birbuçuk milyon lirayı gösteriyordu. Cüzdanımda bir adet beş milyonluk vardı. Ama onu bozdurmak istemedim. Birmilyon çıkarttım ve taksiciye başka param olmadığını söyledim.Adam isteksizce parayı alarak
uzaklaştı. Buraya kadar olaylar çok net. Ama,mahkeme salonuna adım atmamdan itibaren,
anlatacaklarım,bulanık sahnelerden oluşan silik görüntülerdir.

Mahkeme salonuna girdiğimde,müvekkilim ve boşandığı eski karısı tartışıyorlardı. Kadın
yüksek sesle "Sen nereye defolup gidersen git. Ama kızımı benden alamazsın" diye bağırıyordu. "Tanrı aşkına o daha üç yaşında. Onun anneye ihtiyacı var. Sende hiç mi vicdan yok be adam" Bir an için,kalbimin sızladığını anımsıyorum. Biraz sonra söyleyeceğim onlarca yalan yüzünden,bir bebek annesinden koparılacaktı. Ama artık,karşımdakileri insan olarak değil de,iş olarak göremeye alışmıştım.Bu yüzden,kalbimdeki sızı çabuk dindi. Mahkeme başladı,taraflar dinlendi. Sıra benim son konuşmama geldi. Kendimden oldukça emin bir tavırla kürsüye çıktım. Daha önceden ezberlediğim,yalanlarla dolu konuşmamı bitirdikten sonra,dinleyenlere döndüm. "Bende
bir anneyim,annelik duygusunu iyi bilirim. Anne olmak yalnızca çocuk doğurmak değildir. Emek ister,şefkat ister ve bu kadında bu vasıfların hiç biri bulunmamaktadır." diyerek yalanlarıma son noktayı koydum. Daha önce çok yalan söyledim. Ama kendimle ilgili bu derece büyük bir yalan ilk defa söylüyordum. Yerime oturduğumda,kendi sözcüklerime,bende şaşırmış bir vaziyette etrafa bakındım. İnsanlar konuşmamdan etkilenmişlerdi. Anne olmak kim,ben kim.Evli bile değildim. Ama öylece,ağzımdan çıkıvermişti işte.Davayı kazanmama rağmen,mutsuz ve yorgun bir şekilde eve
gittim.

İçeriye yeni girmiştim ki,bir sokak satıcısının sesi yankılandı. Tam olarak hatırlayamıyorum.Ama sanırım,pamukhelva satıyordu. Bir tane almak istedim. Cüzdanımı çıkarttım ama içi boş.Oysa,bir beşmilyonluk olduğundan emindim.Düşürmüş olmalıyım. (Birmilyon çıkarttım ve taksiciye başka param olmadığını söyledim.) Kapının yanındaki komidinden aldığım parayı,satıcıya uzatarak kapıyı kapattım. Kendime,demli bir çay
yaptım ve televizyonun karşısına uzandım.Televizyonda,şu sıkıcı dizilerden biri
oynuyordu. Uyuyakalmışım. Bir bebek sesiyle,irkilerek uyandım. Ağlamıyor,aksine neşeli kahkahalar atıyordu. Bebekler huzur verir,oysa bu ses kanımı dondurdu. Çünkü ses evin
içinden geliyordu. Ürkek adımlarla,merdivenlere doğru ilerledim. Ses yukarıdan geliyordu. Merdivenleri çıkmak üzereydim ki,kapının girişindeki komidinin üzerinde duran,daha önce hiç görmediğim bir resim gözüme çarptı. Komidine yaklaşıp,resmi elime alırken,bebeğin neşeli sesi,hafif hafif yerini,huzursuz bir mırıldanmaya bıraktı. Bu benim resmimdi. Başımda kırmızı bir kurdele vardı. Kucağımdaysa yeni doğmuş bir
bebek. Bu resmi ne zaman çektirmiştim,burada ne işi vardı,hiçbir fikrim yoktu. Bildiğim tek şey,vücudumu giderek saran korkunun,dayanılmaz bir şiddete büründüğüydü. Yukarıdan gelen bebek sesi,artık olabildiğine güçlü bir şekilde
ağlıyordu. Kapının yumruklanmasıyla,elimdeki çerçeve yere düşerek parçalandı. Beni kurtaracak biri gelmişçesine koşarak,kapıyı açtım. Gelen yan komşuydu. Suratında şaşkın bir ifade vardı. "İyimisiniz" diye sordu. Ne diyeceğimi bilemedim. Bana fırsat vermeden,konuşmasını sürdürdü. "Kızınız saatlerdir ağlıyor. Size birşey olabileceğinden endişelendim." Başını hafifçe uzatarak,yukarıya,sesin geldiği tarafa baktı. "O iyi mi?"
İyice şaşırmıştım. Senelerdir birbirimizi tanıdığımız komşum,benim çocuğum olmadığını çok iyi biliyordu. Buna rağmen,bebekten bahsederken "Kızınız" ifadesini kullanmıştı.
("Bende bir anneyim,annelik duygusunu iyi bilirim.Anne olmak yalnızca çocuk doğurmak değildir.Emek ister,şefkat ister ve bu kadında bu vasıfların hiç biri bulunmamaktadır.") Şaşkın ve telaşlı bir şekilde "O benim kızım değil" dedim. "Onun nerden geldiğini bilmiyorum. Ve evimde ne aradığınıda." Kadın neler olduğunu anlamaya çalışırcasına,yüzüme baktı. "Siz iyi değilsiniz, bir doktor çağırmamı istermisiniz."
"Hayır" dedim "Doktor falan istemiyorum. Sadece bir açıklama istiyorum. Tanrım neler oluyor böyle. Bu bebek kim ve burada ne arıyor. Biri bana anlatsın." Kadın şaşkınlıktan yerlerinden fırlamış gözlerini,yüzüme dikti. "Dur tatlım sakin ol,önce şu bebeğini bir susturalım." Yukarıya çıktı,bir kaç saniye sonra kucağında,bir buçuk iki yaşlarında bir bebekle geri döndü. Bebek inanılmaz derecede bana benziyordu. Kadın kucağında bebekle aşağıya inerken,bir yandanda onunla konuşuyordu. "Tamam küçük bebek korkma,annen biraz hastalanmış,şimdi bakacak sana" Onların merdivenden inişini seyrederken,gözüm,salon dolaplarının üzerine serpiştirilmiş,daha önce hiç görmediğim resimlere ilişti. Resimlerin hepsinde ben ve kadının kucağında ki bebek vardı. Bir tanesi doğum günü resmi,bir tanesi bebeğin banyodan yeni çıkmış,bornozlu fotoğrafı vs. Hiçbirini hatırlamıyorum. Bunları buraya kim koydu... Bebek ağlıyor... Artık,görüntüler iyiden iyiye silik... Kadın birşeyler söylüyor... Ambulansın ışıkları... Doktorlar... Direniyorum... "Ben deli değilim. Durun beni nereye teşekkürlerürüyorsunuz. Bu bebekte kimin nesi." ........


O günden bu yana,yatırıldığım bu hastahanede,bu yaşlı duvarlarla konuşuyorum işte. Birde,her sene beni ziyarete gelen ve doğumunu,nerden geldiğini hatırlayamadığım kızımla. Bana "Anne" diyor her gelişinde. Artık kabullendim sanırım.

İşte hikayemi dinlediniz. Kararı siz vereceksiniz. Duvarlarla konuşan bu deli kadına
inanmaya bilirsiniz. Ama şunu düşünmeyi ihmal etmeyin kararınızı verirken. Gerçekliğin gerçeği nedir. Kimin gerçeğinin kabullenilmesi akla daha yatkın. Peki ya gerçeklik,göreceli bir kavramsa,senin hayatının tüm gerçeklerinin sanal bir yanımsama olma ihtimali,seni korkutmuyormu?....




DÜŞÜNCELERİN NEYSE HAYATINDA ODUR. (WILLIAM SHAKESPEARE)
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



« Daha Eski | Daha Yeni »


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
icons6 işte gercek sevgi fatality 3 34 07-06-2008 12:37 PM
Son Mesaj: BLACK-LEADER
  gerçek aşk=( angel_girl 1 56 03-09-2008 04:26 PM
Son Mesaj: DeeJay Ra
  Seni Nasıl Sevebilirim( Gerçek bir aşk hikayesi) **__genco__** 0 3 09-07-2007 07:05 PM
Son Mesaj: **__genco__**
  Gerçek Bir Hikaye..!!! **__genco__** 0 9 09-04-2007 09:46 AM
Son Mesaj: **__genco__**
  intehar etmeden önce yazdığı gercek aşk hikayesi **__genco__** 1 5 08-31-2007 07:24 PM
Son Mesaj: BLACK-LEADER

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim - Forumiz - En Üste Dön - Konulara Dön - Arşiv - RSS

www.sitemerkezi.net

iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması | Aşk Şiirleri | Kadın hastalıkları | Grup Hepsi | Favori Forum | FarKVaR | Kahramanmaraş | Ogrish Korku | zeytinburnu | DJ Sound | Tolga Yalçın | Emlak ilan | 7den77ye.net

Alexa Certified Traffic Ranking for forumiz.net