|
DİNİ şiirler arşivi
|
03-22-2008 01:16 PM |
|
The PEst.
ฮ ĐΣŊĕďĩм ờŁмλđĮ ้ گڤ

Üye No: 62
Mesajlar: 10,754
Karma Puanı: 4700
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
|
RE: DİNİ şiirler arşivi
Hz. Peygamber'e (sas) Sesleniş (şiir)
Bir seher vakti uyandım. Yine gama, yine kedere dalmış her yer Efendim.
Yine efkâr, yine âh u zâr almış cihanı. Bir velvele ki, sorma Efendim.
Yine hasret, yine gurbet almış her yanı.
Bütün aşklar, sevgi ve muhabbetler, bütün dertler kıyama kalkmış.
Sana hasret, sana müştak, sana tutkun gönüller kıyama kalkmış
Bir seher uyandım Efendim, sana meczûb âşıklar kıyama kalkmış.
Her varlık âh u zâra durmuş, lâleler, sümbüller, güller kıyama kalkmış.
Kıyam etmiş bülbüller, zikre durmuş gönüller.
Bir seher uyandım Efendim, bülbüle kulak verdim;
Geçmiş günleri, sevda ve aşkları yâd ediyordu.
Sana yazılan na'tları, bestelenen şiirleri hikâye ediyordu.
Ötüyordu dertli dertli. Yine hicrân, yine giryân, yine hazân, yine hüsrandı.
Kâh ağlıyor, kâh inliyor, kâh susuyordu yine.
Hiç böyle ötmemişti, böyle şakımamıştı.
Yakmıştı canı, yıkmıştı cananı, velveleye vermişti cihanı.
Hiç böyle sızlanmamıştı, böyle dertlenmemiş, geçmişe böyle yanmamıştı.
Bu sabah ona kulak verdim Efendim.
Bir sevda dilindeydi, bir aşkı anlatıyordu.
Oturduğu dalı, yaprağı, gövdeyi titretiyordu, öyle ötüyordu.
Hasretten yanıyor, gurbetten ağlıyordu. Sanki bütün sevdalıları ağlatıyordu.
Bu seher başkaydı Efendim, bu sefer başka.
Hazır dili çözülmüşken ona sormak istiyordum;
Bunca velvele, bunca serzeniş kime? Onca kıyamet, onca şikâyet niye?
Bir şeyler fısıldadı, bir şeyler söyledi.
Âh Efendim, beni yüreğimden vurdu.
Kalbim böylesine yanmamıştı, göğsüm böyle daralmamıştı.
Ruhumu inletti, beni dîvâne, muzdarip etti.
Böyle aşk dinlemedim, böyle muhabbet, böyle hasret görmedim.
Seherde ağlattı beni, yine gama, kedere saldı...
Meğer bunca dağlanışı, sızlanışı, bunca âhı, bunca efgânı;
Yıkık gönüller, kırık kalbler, kavrulmuş yürekler adına imiş.
Yanık sinelerin, aşka adanmış türkülerin,
Hasretten lâl kesilmiş dillerin sözcüsü imiş meğer.
Bunca kıyamet Efendim, bunca âh u zâr;
Sana adanmış ruhların, türkülerin, aşk ve sevdaların
Yürek yakıcı bir efgânı, bir efkârıymış Efendim.
Nasıl bilmedim, nasıl uyanmadım, kendimden utandım.
Hissizliğimden, insanlığımdan, aşka olan sessizliğimden utandım.
Soğumuş bir demir kesilmiş bedenimden,
Kurumuş, çölleşmiş hadekamdan, Sana tutkun gönüllerden utandım.
Bir seher vakti uyandım Efendim, her yer meşke boyanmış, her şey sermest olmuş.
Bağbân hayran, bülbül mestâne, kızıllık her yeri sarmış, sanki gülzâre dönmüş.
Günler buruk ve yalnız, öksüz ve yetim kalmış, o kutlu doğumu yâda durmuş.
Bir sessizlik var her yerde Efendim, sanki varlık lâl kesilmiş.
Yine hazân, yine hicran, yine giryân cana düştü. Yine efgân bana düştü.
Gül böylesine kızıl olmamıştı, böyle dertli, gönlü böyle mahzûn olmamıştı.
Her zerresini böyle gam, böyle keder, her yanını kırmızı almamıştı.
Mevsim böylesine yaş dökmemişti ardından, akşam böyle kararmamıştı.
Sabahlar ne kadar inlemiş, gül ne kadar gözyaşı içmiş bilsen Efendim,
Göz ne kadar acı dökmüş. Gam ne keder vermiş, ne canlar yakmış,
Ne hüsranlar yaşatmış bilsen.
Yokluğun ne elem salmış geceye, ne hüzün vermiş sehere, ne dert vermiş.
Kırmızılık bir kez daha giyinmiş, bir kez daha kuşanmış ayrılık güllerinde.
Onlar Sen'i temsil ediyor sözde, Sen'i hatırlatıyor.
Aşkını o sembolize ediyor, teninin kokusunu o takdim ediyor sanki.
Gönül bir teselli bulmak istiyor, ayrılık ateşine bir çare.
Bu hicrana, bu efgâna, bu hüsrâna bir merhem istiyor.
Bir seher vakti Efendim, teselli aradım gülden, bülbülden.
Geceden, gündüzden Sen'i sordum.
Aşktan, ızdıraptan, hasretten bezenmiş bir buket yaptım.
Sabahı Sana delalet, şafağı teselli yaptım.
Hasret ve tutkularıma Efendim, sebeb-i meserret yaptım.
Bir ferman yazmak isterdim her yerde okunsun,
Sana olan aşkları, tutkuları dile getirsin.
Bir çerağ yakmak isterdim, gönüllerde Sen'in sevdanı tutuştursun.
Bir türkü söylemek isterdim, Sen'in adını yüceltsin.
Aşkına adanmış bir beste yazmak, güle, bülbüle onu okutmak
Her dertli gönüle onu ezberletmek isterdim.
Ne çare, sonunda anladım ki Efendim,
'Dertli söylegen olur.' derler amma,
Sevdanı anmak, sevdanı yazmak için,
Erbâb-ı dîl olmak gerek, erbâb-ı gönül.
Fatma ERGENE

|
|
 
|
|
 |
03-22-2008 01:17 PM |
|
The PEst.
ฮ ĐΣŊĕďĩм ờŁмλđĮ ้ گڤ

Üye No: 62
Mesajlar: 10,754
Karma Puanı: 4700
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
|
RE: DİNİ şiirler arşivi
İlahİler- Dİnİ Şİİrler
HAK YOL İSLAM
Kör dünyanın göz bebeğine
Hak yol islam yazacağız
Kuşların göz bebeğine
Hak yol islam yazacağız
Yola, ağaca, pınara
Esen yele, yağan kara
Yağmur yüklü bulutlara
Hak yol islam yazacağız
Koç burcuna, yay burcuna
Bebeklerin avucuna
Minarelerin ucuna
Hak yol islam yazacağız
Her kapının eşiğine
Her sofranın kaşığına
Yıldıza, aya, güneşe
Hak yol islam yazacağız
Her kapının eşiğine
Her sofranın kaşığına
Mağraların eşiğine
Hak yol islam yazacağız
Herkes duyacak bilecek
Saklanmaz artık bu gerçek
Yaprak yaprak, çiçek çiçek
Hak yol islam yazacağız
KABE YOLLARINDA
Başım açık yalın ayak
Düştüm Kabe yollarına.
Günahıma ağlayarak
Düştüm Kabe yollarına.
Dost ahbapla vedalaşıp
Nice sarp dağları aşıp
Halilullaha ulaşıp
Düştüm Kabe yollarına.
Musul, Bağdat ve Kerbela
Nurlar yağar her gün hâlâ
Hoştur deyip kaza bela
Düştüm Kabe yollarına.
Bazen açık bazen susuz
Bazen yorgun, hem susuz
Sabır isteyerek sonsuz
Düştüm Kabe yollarına.
Beytullahı görem diye
Taşına yüz sürem diye
Yoluna can verem diye
Düştüm Kabe yollarına.
AY DOĞDU ÜZERİMİZE (DOLUNAY)
Ay doğdu üzerimize
Veda tepesinden.
Şükür gerekti bizlere
Allah'a davetinden.
Sen güneşsin, sen aysın
Sen nur üstüne nursun.
Sen Süreyya ışığısın
Ey sevgili, ey Resül!
Ey bizden seçilen elçi
Yüce bir davetle geldin.
Sen bu şehre şeref verdin
Ey sevgili, hoş geldin.
Ey Resül, sana söz verdik
Doğruluktan ayrılmayız.
Sen ey esenlik yıldızı
Senin sevginle doluyuz.
AY DOĞDU ÜZERİMİZE (DOLUNAY)
Ay doğdu üzerimize
Veda tepesinden.
Şükür gerekti bizlere
Allah'a davetinden.
Sen güneşsin, sen aysın
Sen nur üstüne nursun.
Sen Süreyya ışığısın
Ey sevgili, ey Resül!
Ey bizden seçilen elçi
Yüce bir davetle geldin.
Sen bu şehre şeref verdin
Ey sevgili, hoş geldin.
Ey Resül, sana söz verdik
Doğruluktan ayrılmayız.
Sen ey esenlik yıldızı
Senin sevginle doluyuz.
GÖÇTÜ KERVAN
Nice bir uyursun, uyanmaz mısın?
Göçtü kervan, kaldık dağlar başında.
Çağrışır tellâllar, inanmaz mısın?
Göçtü kervan, kaldık dağlar başında.
Yunus sen bu dünyaya niye geldin
Gece gündüz Hakk'ı zikretsin dilin
Evliyâya uğramaz ise yolun
Göçtü kervan, kaldık dağlar başında
ARAYU ARAYU
Arayu arayu bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzüm
Hak nasip eylese görsem yüzünü
Ya Muhammed canım arzular seni
Bir mübarek sefer olsada gitsem
Kabe yollarında kumlara bassam
Hak nasip eylese yüzünü görsem
Can Muhammed canım arzular seni
GEÇTİ KERVAN KALDIK DAĞLAR ARDINDA

|
|
 
|
|
 |
03-22-2008 01:17 PM |
|
The PEst.
ฮ ĐΣŊĕďĩм ờŁмλđĮ ้ گڤ

Üye No: 62
Mesajlar: 10,754
Karma Puanı: 4700
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
|
RE: DİNİ şiirler arşivi
O'nu Öğretmediler
Bu ülkenin okullarında çok şey öğrendim...
Eklembacaklıları bile!
Solon'un kanunları için, kaç gecemi feda ettim...
Ve kilolarca kitabın seneler süren hamallığı...
Hesapta eğittiler bizi.
Ama eğemediler.
***
Yıllar geçti...
Çok şeyin hesabını yaptım inceden inceye...
Sinüsler, polinomlar hiç işime yaramadı.
Ben birşeyler arıyordum.
Gerçeği arıyordum.
Gerçek O'ndan ibaretti.
O'nu öğretmediler.
***
Sonra...
Bir aydınlık...
Bindörtyüzküsur sene evvel.
Buldum.
Gerçek sevgilinin sevgilisi...
Birden...
Bir cesaret, bir cesaret...
Dedim ki kendime;
"O'nun çektiği sıkıntının bir zerresine katlansak, dünya dize gelir..."
***
Ve sonra...
Ya Allah, Bismillah...
O'nun sevdasına tutunup çıktık meydana.
Biz kaç asırdır hep galip başlamışız mücadeleye...
Şuurumuzun hakim edasından korkmuşlar meğer...
***
O'nu öğretmediler...
İnsanların Efendisinden, bahsetmediler hiç, bu ülkenin okullarında...
Ama öğrendim... Geçte olsa azda olsa öğrendim şimdi O'ndan tek şey istiyorum ''şefaat ya resulullah''

|
|
 
|
|
 |
03-22-2008 01:17 PM |
|
The PEst.
ฮ ĐΣŊĕďĩм ờŁмλđĮ ้ گڤ

Üye No: 62
Mesajlar: 10,754
Karma Puanı: 4700
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
|
RE: DİNİ şiirler arşivi
İlle söyleyeceksen böyle söyle !!!
Selamün Aleyküm kardeşlerim. Şekil olarak fazla süsleyemedim ama yinede anlatabildim sanırım. Fazla söze ne hacet misali bizi küfre teşekkürlerürebilecek (RABBİM ESİRGESİN!)söylemlerden kaçınmalıyız. Devamı gelecek İnşaallah. Top 10 listemde bir numaraydı. Uzun zamandır dokunuyordu....Allah'a Emanet Olun.......
TÜRKÜLERLE GÖMÜN BENİ…DUALARLA GÖMÜN BENİ
Bir gün mutlak öleceğim……………..Bir gün mutlak öleceğim
Türkülerle gömün beni……………….Tekbirlerle gömün beni
Size veda edeceğim…………………...Size veda edeceğim
Türkülerle gömün beni…………….....Yasin’lerle gömün beni
Sazımı asın duvara……………………Kur’an’ı asma duvara
Yalnız kalsın bahtı kara………………Oku O’nu sayfa sayfa
Vasiyetim tüm dostlara………………Vasiyetim tüm dostlara
Türkülerle gömün beni……………….Dualarla gömün beni
Hep ağlayıp gülmemişim……………..Çok gülüp az ağlamışım
Muradımı almamışım……………….....Şükür nedir bilmemişim
Ağlamasın dostum eşim……………..Ağlamasın dostum eşim
Türkülerle gömün beni………………Duanızla gömün beni
Derdiyoklar diye diye………………..Derdim çoktur diye diye
Niye doğdum bilmem niye…………..Gezdim söylene söylene
teşekkürlerürün doğduğum köye……………Hamdetmeliydim Rabbim’e
Türkülerle gömün beni…………….....Fatiha’yla gömün beni
Söz: DERDİ YOKLAR…………..…...Söz: @Lİ UN@L

|
|
 
|
|
 |
03-22-2008 01:19 PM |
|
The PEst.
ฮ ĐΣŊĕďĩм ờŁмλđĮ ้ گڤ

Üye No: 62
Mesajlar: 10,754
Karma Puanı: 4700
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
|
RE: DİNİ şiirler arşivi
Tut Elimi Anne
TUT ELİMİ ANNEM
Tut elimi annem
Ah annem, canım annem.
Gül bahçesi istemem,
Yüreğini açtın ya
Yeter bana.Güllük gülistanlık benim için hayat...
Ama annem düşündün mü hiç
Ya yorgun düşerse bu yürek.
Bakmaya bile kıyamadığım
Kokusuna dayamadığım güller
Solarsa bir hazan sabahı ansızın.
Nasıl bakarım anne gökyüzüne
Dökülürken gözyaşların gökten.
Ve nasıl dayanırım bu acıya
Dökülen her yaprak yüreğimi yaralarken.
Nasıl bakarım o viran bahçeye
Bir kıvılcımda, yanar yüreğim.
Ama hiç bir yangın
Senin kadar sıcak değil be annem...
Nasıl da üşürüm sensiz,
Gözümden akan her damlada ne fırtınalar eser,
Ne firari hayallere dalar bu yaşlı gözler,
Ve akan her damla
Haykırır başıboş yalnızlığıma.
Hazan yelleri eserken annem
Bu körpe yüreğimde
Güneş açar mı hiç
Mis gibi kokan bu menekşe,
Bülbüller şakır mı kahkaha ata ata
Bahçedeki gülümüz,
Sümbül gibi büker mi boynunu yoksa
Duyabilir miyim kanat çırpışını Turnaların,
Unutur musun beni annem
Tembihler misin büyüklerin gittiği her yere gidilmez diye
Bilirim korkarsın gelirim peşinden diye.
Kaf dağına gider miyiz
Güler miyiz çatlayana kadar
Ve ağlar mıyız usul usul
Gözlerimiz kan çanağı olana kadar.
Annem, canım annem,
Nasıl da kandırdın beni,
Hani gitmeyecektin,
Nasıl bıraktın beni buralarda,
Bu yaban ellerde...
Ne yaparım şimdi ben
Kan çiçekleri bıraktın Annem ardında.
Ve her gün sulama yarışı yaptığımız Fesleğeni...
Neredesin be annem
Bak kar yağdı avuçlarıma.
Coşkun seller gibi atıyorsun damarlarımda.
Yüreğimin vazgeçilmez Deltasında
vazgeçilmez bir nehir gibi yani.
Gitme bırakma beni dedim
Gözyaşlarımda uyutur
Göz bebeğimde avuturum dedim.
Ama ne fayda dinletemedim be annem...
Annem canım bi tanem,
Var oluş sebebim, tek gerçeğim,
Gören gözüm, duyan kulağım,
Ne zor şeymiş sensiz olmak,
Ve ne zor şeymiş,
Sensiz coğrafyaların sert iklimlerini tatmak.
Burası bana göre değil
Ben seninle olmak,
Dizinde uyumak,
Sana seni sevdiğimi haykırmak istiyorum.
Ne olur!
Tut elimi annem...
Bir kez daha öp ıslak ıslak...
______
Bir Sitede Rastlamıştım.Hazır Alt Forum Açılmışken Yayınlayayım dedim....

|
|
 
|
|
 |
03-22-2008 01:19 PM |
|
The PEst.
ฮ ĐΣŊĕďĩм ờŁмλđĮ ้ گڤ

Üye No: 62
Mesajlar: 10,754
Karma Puanı: 4700
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
|
RE: DİNİ şiirler arşivi
Tut Elimi Anne
TUT ELİMİ ANNEM
Tut elimi annem
Ah annem, canım annem.
Gül bahçesi istemem,
Yüreğini açtın ya
Yeter bana.Güllük gülistanlık benim için hayat...
Ama annem düşündün mü hiç
Ya yorgun düşerse bu yürek.
Bakmaya bile kıyamadığım
Kokusuna dayamadığım güller
Solarsa bir hazan sabahı ansızın.
Nasıl bakarım anne gökyüzüne
Dökülürken gözyaşların gökten.
Ve nasıl dayanırım bu acıya
Dökülen her yaprak yüreğimi yaralarken.
Nasıl bakarım o viran bahçeye
Bir kıvılcımda, yanar yüreğim.
Ama hiç bir yangın
Senin kadar sıcak değil be annem...
Nasıl da üşürüm sensiz,
Gözümden akan her damlada ne fırtınalar eser,
Ne firari hayallere dalar bu yaşlı gözler,
Ve akan her damla
Haykırır başıboş yalnızlığıma.
Hazan yelleri eserken annem
Bu körpe yüreğimde
Güneş açar mı hiç
Mis gibi kokan bu menekşe,
Bülbüller şakır mı kahkaha ata ata
Bahçedeki gülümüz,
Sümbül gibi büker mi boynunu yoksa
Duyabilir miyim kanat çırpışını Turnaların,
Unutur musun beni annem
Tembihler misin büyüklerin gittiği her yere gidilmez diye
Bilirim korkarsın gelirim peşinden diye.
Kaf dağına gider miyiz
Güler miyiz çatlayana kadar
Ve ağlar mıyız usul usul
Gözlerimiz kan çanağı olana kadar.
Annem, canım annem,
Nasıl da kandırdın beni,
Hani gitmeyecektin,
Nasıl bıraktın beni buralarda,
Bu yaban ellerde...
Ne yaparım şimdi ben
Kan çiçekleri bıraktın Annem ardında.
Ve her gün sulama yarışı yaptığımız Fesleğeni...
Neredesin be annem
Bak kar yağdı avuçlarıma.
Coşkun seller gibi atıyorsun damarlarımda.
Yüreğimin vazgeçilmez Deltasında
vazgeçilmez bir nehir gibi yani.
Gitme bırakma beni dedim
Gözyaşlarımda uyutur
Göz bebeğimde avuturum dedim.
Ama ne fayda dinletemedim be annem...
Annem canım bi tanem,
Var oluş sebebim, tek gerçeğim,
Gören gözüm, duyan kulağım,
Ne zor şeymiş sensiz olmak,
Ve ne zor şeymiş,
Sensiz coğrafyaların sert iklimlerini tatmak.
Burası bana göre değil
Ben seninle olmak,
Dizinde uyumak,
Sana seni sevdiğimi haykırmak istiyorum.
Ne olur!
Tut elimi annem...
Bir kez daha öp ıslak ıslak...
______

|
|
 
|
|
 |