Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
AZICIK BİR KAR YAĞSA
11-04-2007 06:04 PM
MCsonsuzluk
Really Süper Admin
*
Kurucu

Üye No: 4
Mesajlar: 5,653
Karma Puanı: 3350
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #1
AZICIK BİR KAR YAĞSA

Öykü:AZICIK BİR KAR YAĞSA

Azıcık bir kar yağsa…

Genç Halil üçüncü kattaki evinin balkonundan gökyüzünü seyrediyordu. Kendi gibi genç yüreğinden dökülmüştü bu sözler.
Azıcık bir kar yağsa…

Daha on beşine yeni girmişti. Acı ve ızdırapla geçen kos koca on beş yıl. Belden aşağısı tutmuyor, iki ayağının üzerinde seyredemiyordu dünyayı. Düzgün konuşamıyor, düşüncelerini bir türlü toparlayamıyordu. Bildiği iki kelimeden başka bir şey söyleyemiyordu.

Ana, en çok kullandığı sözcüktü, yanı başından bir an olsun hiç ayrılmayan anasından öğrenmişti on yılda.

Ana, bu dünyaya gelip de sana çektirdiğim acılardan dolayı çok utanıyorum. Benim yüzümden dışarı hiç çıkamıyorsun, hiç gülmüyorsun ben böyle olduğum için.

Anasının karşısında gözlerine baktığında geçiyordu içinden, hiç söyleyemedi, hiç anlatamadı kendini. Hep o şefkatli bakışlarda ağlamaklı bir hal, çoğu zaman gözyaşı vardı. Hayat ikisi içinde çok zordu.

Ah ana azıcık bir kar yağsa…

Daha önceleri çok görmüştü kar yağmasını, dokunmuştu da üstelik ama sevinci hep kar yağana kadar sürerdi. Yağan ilk karı görmekti onun için güzel olan, karın yağması değildi. Hatta hiç sevmedi karın sürekli yağmasını, o ilk düşen karı görmek istiyordu sadece.

Hava akşama varmak üzereydi, etraf kararmaya başladı. Üşüyordu. Soğuktu her bir yanı, soğuktu bu dünyadaki her şey bir anasından bir kardan başka.
Her gün bu balkonda tamda bu noktada aynı yere bakıyordu. Biliyordu bir gün mutlaka kar yağacaktı.

Bir ana düşünün çocuğunu oynarken göremeyen, uzaktan seyretmekle yetinen, uzaktan seven evladını. Her gün ağlayan bir ana, evladı gözünün önünde eriyip giden bir ana düşünün. Kelimeler yetmez, zamanlar, mekânlar yetmez ne bu acıyı anlatmaya ne dindirmeye.

Ateş hep düştüğü yeri yakıyordu ve ateş hep düşeceği yeri kendi seçiyordu. Düşmüştü bir kez, yakacaktı. Kahretsin bu sefer düştüğü yer bir ev değil, bir ananın savunmasız yüreğiydi. Yüreği yanıyordu. Düşen ateş hem anayı hem kendini yakmıştı.

Büyük bir kayadan bir parça koparsanız, konuşabilse kaya yapma derdi size. Konuşamadığı için kopan parçanın ardından yeniden defalarca parçalara ayrılır.
Altmış yıllık ömrü çektiği acılardan dolayı parçalanarak küçülüyordu. O hep Halil’i balkonun kapısından izlerdi. Onu izlemek, onu uzaktan sevmek, sözleriyle anlatamadığı ana sevgisini gözlerinden yanaklarına süzülen gözyaşları ifade ediyordu. Kalbe ulaşmak için köprü gerekmezdi, hele anaysanız, farklı diyarlarda da sevebilirdiniz.

Hava iyiden iyiye kararmıştı, usulca yanına geldi oturduğu sandalyeden kucağına aldı Halil’i. Yatağına teşekkürlerürdü. Halil hiçbir zaman yatağına kendisi girememişti. Odanın ışığını kapadı ısdırapla geçen on beş yıldan beri her gece anlattığı masalı anlatmaya başladı.

Çok uzaklarda, gözün görmediği, insan elinin değmediği kocaman bir ada varmış. Ada adeta cenneti andırıyormuş. Etrafında mas mavi deniz, üzerinde uzanan güneşin hiç eksik olmadığı gökyüzü, toprağın derinliklerinden çıkan, metrelerce uzanan uçsuz bucaksız meyve, söğüt, kavak ağaçları varmış. Bu ağaçlar bin bir türlü hayvana, böceğe kurda kuşa ev olurmuş. İşte gözün görmediği, insan elinin değmediği bu adada sivri bir gagası , uzun bir kanadıyla Alkamet adında bir leylek yaşarmış.özgürlüğüne çok ama çok düşkünmüş Alkamet., canı ne isterse onu yaparmış. Fazlasıyla sevecen, neşeli, cana yakın, yerinde duramayan, kıpır kıpır, bir leylekmiş, bu özellikler sayesinde kısa sürede çok arkadaş edinmiş. Sincap, kelebek, papağan arkadaşları olmuş, acıktığında sivri gagasıyla hem kendine hem arkadaşlarına denizden balık tutarmış.

Koskoca bir yaz neşe ve eğlenceyle geçermiş. Yaz bitip de kış yaklaştığında bir heyecan sararmış Alkamet’i. Bütün bir sonbahar adanın en yüksek yerine çıkar düşecek olan ilk karı beklermiş. Yağacak olan ilk kar yolculuğun habercisiymiş. İlk kardan sonra başka bir diyara göç eder, yaz olunca havalar ısındığı zaman yeniden gelirmiş. Yeni yerler görmek yeni arkadaşlarla tanışmak her kış heyecanlandırırmış. Ve bir gün kar yağmış, Alkamet uzak diyarlara göç etmiş.

Üzerini sıkıca örttü Halil’in, eğildi alnından öptü, kapıyı aralık bırakarak odadan dışarı çıktı. Kapının dışında evladını seyrediyordu. Gözyaşlarına engel olamadı sessizce ağlamaya başladı.

Ana, azıcık bir kar yağsa…

Anası çıkarken söylemişti, kendisini duyduğunu biliyordu Halil. Orada kapının dışında beklediğini ve ağladığını da biliyordu. Göz görmese de gönül hissederdi.
O gece hiç uyumadı. Pencerede perde yoktu. Sabaha kadar gökyüzünü seyretti. Bir gün kar yağacaktı. Anasını ve kendini bu acılardan kurtaracaktı. Sabaha karşı pencerenin önünden beyaz düşler geçmeye başladı. Halil hafif doğruldu sonra yatağa iyice gömüldü, rüyada gibiydi, işte kar yağıyordu, üstelik ne kadar da güzel yağıyordu. Bütün güzelliğiyle yolculuğu müjdeliyordu. Artık acı yoktu, anası ağlamayacaktı artık. Yüzünde bir gülümseme oluştu, dışarıda bir aydınlık belirdi. İşte pencerenin önünden geçiyordu leylekler, işte Alkamet selam veriyordu. Halil derin bir huzur hissetti, özgürdü artık, ayaklarının üzerinde duruyordu, konuşabiliyordu dilediğince.
Ana seni çok seviyorum dedi bağırarak, artık üzülmeyeceksin bak ayaklarımın üzerinde durabiliyorum dedi.

Halil özgürlüğe kanat açtı. Pencerenin önünden giden leyleklere katıldı.
Orada kapının arkasında yanan yüreğiyle ana sesli sesli ağlamaya başladı.


ÖCAL ŞAHİNGÖZLÜ
26.05.2005-Perşembe



''HERGÜN TÜRK OLDUĞUNUZ İÇİN MÜSLÜMAN DOĞDUĞUNUZ İÇİN
TÜRKİYEDE YAŞADIĞINIZ İÇİN ŞÜKÜRLER OLSUN DİYİN YARADANA''

                 mccsonsuzluk@hotmail.com

Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.


Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.  Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.

Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
11-04-2007 06:05 PM
MCsonsuzluk
Really Süper Admin
*
Kurucu

Üye No: 4
Mesajlar: 5,653
Karma Puanı: 3350
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #2
Cvp: AZICIK BİR KAR YAĞSA

Üç Sarı Gül

Süper markete alışveriş için girmemiştim aslında.. 37 yıllık kocamı kaybedeli bir hafta olmuştu ve bu dükkanda onunla ne tatlı anılarımız vardı..

Ben alışveriş yaparken ortadan kaybolurdu. Nereye gittiğini bilirdim.. Elinde üç tane sarı gülle dönerdi hep..

Rudy sarı gülleri çok sevdiğimi bilirdi. İçim hem sevgi hem hüzünle doluydu.. Birkaç şey alıp sepete attım..

Tek kişi için alışveriş, iki kişiye alırkenden daha çok düşündürüyor insanı, nedense..

Et reyonun önünde bifteklere bakıp, Rudy nin bunlara nasıl bayıldığını hatırlarken bir genç kadın geldi yanıma.. İnce uzun, güzel bir sarışındı.. Bir kocaman pirzola paketi aldı, sepetine attı.. Sonra durdu, düşündü, pirzolaları sepetten çıkarıp, tekrar rafa koydu.. Ona tebessüm ederek baktığımı fark etti aynı anda..

"Kocam pirzolayı çok sever, ama bu fiyatla da alamam ki.. Bilemiyorum..

" Dokunsalar ağlayacağım.. Mavi gözlerinin taa içine baktım. "Kocam sekiz gün önce öldü" dedim, sesimin titremesini kontrole çalışarak.. "Alın bu pirzolaları ve birlikte olduğunuz her anın hazzını yaşayın.."

Başıyla evetledi.. Pirzolaları tekrar sepetine koydu ve yürüdü..

Ben de süt, peynir reyonuna doğru gittim. Şimdi artık hangi büyüklükte süt almalıyım, diye düşünürken, bana doğru gelen yeşil elbiseye dikkat ettim. Oydu.. Sarışın kadın.. Yüzünde o güne dek rastlamadığım kadar güzel ve anlamlı bir tebessüm vardı.. Göz göze geldik..

"Bunları size aldım" dedi.. "Kasaya vardığınızda, parasının ödendiğini göreceklerdir.." Uzandı, yanaklarımdan öptü ve.. Ve sepetime, uzun saplı üç sarı gül bıraktı..

Ona ne yaptığını, bu güllerin benim için ne mana ifade ettiğini söylemek istedim, ama mümkün mü?.. Hıçkırıklara boğulur ve göz yaşlarım görmemi hızla engellerken, uzaklaştığını hayal meyal seçtim.. Sepetimdeki sarı güllere baktım.. Hem de üç taneydiler..

Nerden biliyordu?..

Birden anladım.. Bilmiyordu ki.. Dükkanda yalnız değildim.. Gözlerimde yaşlarla yukarı doğru baktım..

"Rudy.." dedim.. "Rudy, beni unutmadın, beni hala bırakmadın değil mi?.." Rudy, gene benimle gelmişti alışverişe.. Bu sarışın kadın onun perisiydi..

"Ağlamak güzeldir.. Süzülürken yaşlar gözünden, Sakın utanma.." Aynen öyle..

Geliyorsa içinizden aldırmayın.. En iyi ağlamayı en çok sevenler bilir!..



''HERGÜN TÜRK OLDUĞUNUZ İÇİN MÜSLÜMAN DOĞDUĞUNUZ İÇİN
TÜRKİYEDE YAŞADIĞINIZ İÇİN ŞÜKÜRLER OLSUN DİYİN YARADANA''

                 mccsonsuzluk@hotmail.com

Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.


Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.  Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.

Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
02-27-2008 01:38 AM
***__S!NSO__***
Asistan
*
Süper Mod

Üye No: 764
Mesajlar: 804
Karma Puanı: 630
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #3
RE: AZICIK BİR KAR YAĞSA

sağol eline sağlık

Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



« Daha Eski | Daha Yeni »


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  azıcık bir kar yağsa ***__S!NSO__*** 2 54 04-20-2008 06:07 PM
Son Mesaj: R.Kübra

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim - Forumiz - En Üste Dön - Konulara Dön - Arşiv - RSS

Alexa Certified Traffic Ranking for forumiz.net

Yeni Sayfa 1
Uyarı!!! Frmİz isminden de anlaşılacağı üzere bir forum sitesidir ve siteye gönderilen tüm mesajlar onaydan geçmeksizin anında paylaşılmaktadır. Frmİz yönetimi yazılan mesajlardan sorumlu değildir, tüm sorumluluk mesajı yazan kişilere aittir. Yasalara aykırı bulduğunuz mesajları linkleriyle beraber corleon@forumiz.net adresine bildirebilirsiniz. Şikayetiniz en kısa sürede incelemeye alınacaktır.. For English: Please let us know any illegal activity to corleon@forumiz.net