Kullanıcı Adı:
Şifre:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Aradıklarım
09-16-2007 03:15 AM
BLACK-LEADER
Six Feet Under-TNT
*
Kurucu

Üye No: 33
Mesajlar: 13,685
Karma Puanı: 5000
Cinsiyet: Bay
Nereden: Kahramanmaraş
Lütfen Konulara Mesaj Yazınız....
Mesaj: #1
Aradıklarım

Bölüm 1: Aradıklarım

ARADIKLARIM

Çatlak, kırılmış kaldırımlardan atlaya atlaya ilerliyordum. Gecenin yargıç havası hakimdi yine. Sessiz bir yargıçtı bu sefer. Gizemi çözmeye niyetli gibiydi. Yıldızlar da onun avukatlarıydı. Hepsi beraber toplanmış bu sefer hangi davaya bakıyorlardı?
Sanırım benimkine… Yalnız, benim davam yirmi üç yıldır sürüyordu; fakat hâlâ sonuçlanamamıştı. Ben bir şeylerimi kaybetmiştim, yıldızlardan yardım istiyordum. O kaybettiğim şeyleri bulmaları şarttı. Çünkü onlarsız yirmi üç yıl yaşamama rağmen bu duruma alışamamıştım ve her an onların yokluğunun acısını çekiyordum. İçimde kocaman bir uçurum vardı ve onları bulamadığım her gün bu uçurum daha da büyüyordu. Uçuruma her seslendiğimde sesim çok uzaklar kadar gidiyordu ama yankı olmadığı gibi pek de duyulmuyordu. Sesim boşlukta kayboluyordu.
Yirmi üç yıldır aynı kaldırımda gidip geliyorum, bunca zaman kaybettiğim bir sürü şey buldum. Sanırım ilk bulduğum gülümsemekti. Daha sekiz yaşındaydım. Gülümsemeyi bir yıl önce kaybetmiştim. Çok uzun sürmemişti onu bulmam. Bulduktan sonra hemen eve gitmiş, kendi dudaklarımı söküp yerine onları dikmiştim. Yama olduğu belki biraz belli oluyordu ama zamanla nasıl olsa geçerdi. Geçti de. Artık benim bir parçam haline geldi.
Sonraki bulduklarımdan biri kurumuş bir göz pınarıydı. Benimkiyle yer değiştirmiştim yine. O da zamanla benim bir parçam olmuştu. Onu biraz geç bulmuştum. On iki, on üç yaşlarındaydım sanırım. Bir daha hiç ağlamamayı öğrenmiştim.
O günden sonra bu kaldırımda başka hiçbir şey bulamadım. Hâlâ içimde eksikliğini duyduğum fakat bir türlü ne olduğunu anlayamadığım bir şey vardı.
Yedi yaşlarımda kaybetmiştim her şeyi ama ondan sonra kaybettiklerim daha küçük şeyler olmuştu. En büyük kaybımı yedi ve sekiz yaşlarında yaşamıştım. İlki çok üzmüştü ama ikincisi beni en çok üzendi.
Belki kardeşimi sekiz yaşımda elimden almasalardı bu kadar çok şey kaybetmeyecektim. O ara aramıza katılacak olan minik bebek, daha ceninken benim gülümsemeyi bulmama yardımcı olmuştu. Birkaç ay sonra bizi terk etmesi benim de gülümsemeyi terk etmeme neden olmuştu. Ama o gülümseyen dudakları yüzümden sökmeye cesaret edememiştim. Ardından kurumuş göz pınarlarını da bulunca hiç kopamaz olmuştum o dudaklardan.
Göz pınarların değişmesi gözlerimin de değişmesini sağlamıştı. Elmastan yapılmıştı bu gözler. Sürekli parlıyordu.
Köşeyi döndüm, bu sokak çok karanlıktı. Burada ışık yoktu. Daha birkaç adım atmıştım ki ayağım kaldırım taşlarına takıldı, düştüm. Kafamı çok kötü vurmuştum yere. Başım dönmeye başlamıştı. Her yer, her şey bulanıklaşıyordu. Ben, her kendime gelmeye çalışıp, ayağa kalkmaya çalıştığım sırada daha çok dönüyordu başım. Birden her yerin parladığını gördüm. O kadar parlaktı ki gözümü açamıyordum. Zaten her şey belli belirsizdi.
Korkmaya başlamıştım. Yeniden o garip hayaller başladı zannetmiştim. Bu sefer ne göreceğimi düşünürken tüm ışıklar söndü. Bir süre öylece yattım soğuk taşlar üzerinde. Kendimi daha iyi hissettiğimde doğrulmaya çalıştım. Her şey eski haline dönmüştü. Sanırım yarı baygınlığın etkisiyle görmüştüm o parlamaları.
Biraz zorlanarak da olsa ayağa kalkmayı başarmıştım. Dengede durmaya çalıştıktan sonra gecenin karanlığına yeniden alışmaya çalıştım.
Arkamı döndüm, sokakta biraz daha ilerlemek istemiştim. Karanlıktan önümü pek göremiyordum. Ama biraz daha yakınlaşınca fark ettim ki sokağın ortasında küçük bir kız yatıyordu. Onu gördüğüm anda sıcaklığını hissetmiştim. Böyle bir duyguyu hissetmeyeli tam yirmi üç yıl olmuştu.
Küçük kız yan yatmıştı ve sanırım gülümsüyordu. Sanki uzun yıllar kaybolmuş da bugün bulunmuş gibiydi. Gözlerinden birkaç damla yaş da akıyordu. Dayanamamış, kızın yanına çömelmiştim. Upuzun, simsiyah, dümdüz saçları boylu boyunca uzanıyordu çakıllı yolda. Sırtında bir çift de melek kanadı vardı. Birden korkuya kapılmıştım. Kız ölmüş müydü? Peki ölmüşse ben onu nasıl bu kadar gerçekçi görebiliyordum? Yine o hayaller mi yoksa?... Bir süre bunları düşündüm, durdum. Ancak sonraları umursamadım. Ne olursa olsun bu kız bende çok garip duygular uyandırıyordu. Bir şekilde beni kendisine bağlıyordu. Kızın üzerinde kırmızı çok şirin bir bluz, altında ise lacivert bir şort vardı. Kaşları siyah ve biçimliydi; elmacık kemikleri çıkık, dudakları belirgin derecede kırmızıydı. Kirpiklerine gelince, alabildiğine kıvrık ve uzundu.
Bunun da bir hayal olduğundan emindim ama yine de tadını çıkartmaktan kendimi alamıyordum. Bana o kadar çok benziyordu ki… Ona baktıkça hiç büyümemiş olmak istiyordum. Çünkü ben yedi yaşımdan sonra otuz yaşıma gelmiştim. Nüfus cüzdanımda yedi, sekiz, dokuz… yazıyordu ama ben yediden sonra otuzuma girmiştim. Bu nedenle çocukluk nedir bilmedim. Karşımda yatan kıza bu kadar çabuk bağlanmam sanırım bu nedenden ötürüydü. Ancak ne olursa olsun içimde bir korku vardı. Çünkü şizofren olabilirdim. İnsanlar yine bana deli gözüyle bakacaklardı. Hoş buna alışkındım. Çünkü benim küçük yaşta büyük cevaplar vermem, psikologa gitmem gibi nedenler yüzünden bana deli gözüyle bakıyorlardı.
İlk deli olmakla tanışmam yedi yaşımdan sonra gerçekleşti. Çünkü benden bir çok şey kopartmışlardı. İçimden söküp almışlardı bazı şeyleri. Sökülen her parçayı onarmak yıllarımı almıştı ama tek bir şeyi onaramamıştım, çünkü daha onu bulamamıştım. Küçük bir kız olmayalı yirmi üç yıl olmuştu. Birileri gelip içimden söküp almışlardı onu. İçimden, ta derinlerden… Yirmi üç yıl boyunca küçük kızı aramıştım ama bulamamıştım. Ancak işte karşımda yatıyordu, uyuyordu. Belki de sadece bir hayaldi ama yine de onu bulmuştum bir daha hiç kaybetmemecesine…
Ben bunları düşünürken bana benzeyen bu küçük kız yavaşça gözlerini açtı. Karanlıktan dolayı siyah gözüken ama parlayan o elmastan gözlerini… Ayağa kalktı. Yüzündeki tebessümden hiçbir şey eksilmemişti. Ufacık elleriyle yüzüme dokundu. Bu dokunuşla artık küçük bir kız olduğumu fark etmiştim. Böylece kaybettiğim her şeyi geri kazanmıştım. Kardeşim dışında… Ama bir gün onu da kazanacağıma emindim. Ben artık daha güçlü, daha dayanıklıydım. Küçüklüğümü bulmak için onca yıl beklemiştim ama bunun zahmetli bir iş olduğunu da anlamıştım.
Elimden tutarak beni ayağa kaldırdı. Beraber geçtik bu sokağı, ve binlercesini…



Ö (lürsem) S (ebebi) S (ensin)



Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



« Daha Eski | Daha Yeni »


Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim - Forumiz - En Üste Dön - Konulara Dön - Arşiv - RSS

www.sitemerkezi.net

iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması | Aşk Şiirleri | Kadın hastalıkları | Grup Hepsi | Favori Forum | FarKVaR | Kahramanmaraş | Ogrish Korku | zeytinburnu | DJ Sound | Tolga Yalçın | Emlak ilan | 7den77ye.net

Alexa Certified Traffic Ranking for forumiz.net